Puan vermedi·167 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ocak 2021 17:34 Kitap , sayfalar arasında büyük merak ve heyecanla süregelen bir serüveni anlatıyor. Gerçek bir hikaye olması okuyucuyu iyice içine çekiyor. Tüm olay akışı adeta film şeridi gibi . Osmanlı'nın çöküş dönemi ile Dünya Savaşları arasındaki halkın psikolojik ve sosyal sıkıntıları üzerinde durmuş bir eser. Çoğu eserde yer alan, savaşların ekonomik boyutundan ziyade salt 'insan' üzerinde durmuş Maalouf. Savaş döneminde bile insanların din , ırk ayrımı gözetmeksizin birbirlerini sevebilmesi , dost edinebilmesi, eş edinebilmesi mümkünken aslında insani şuanki dünyada kendini sorgulatan bir eser. Kitabı okuyan her okuyucunun durup kendisini , ve yaşadığı dünyayı sorgulaması gerekiyor. Bundan 100 yıl önce, yaklaşık 20 yıldır deli hastahanesinde tedavi gören, belkide artık ölümü bekleyen bir insanı ayağı kaldıran ne? Sevgi, bir amaç, belki de bir inanç. Günümüz dünyasında bunları örnek ders almamız gerekirken aslnda daha da geriye gidiyoruz. Dünyevi maddi kaygılar bizi ele geçiriyor, insani davranislarimizi etkiliyor. O zaman bile tabular yıkılmışken, sevgi öteye geçebilmişken, şuan yaşadığımız dünyadaki bu hırs ve öfke nedir, neyin nesidir? Sevginin önemi üzerinde duran ve akıcı bir üslupla bize savaş dönemini yansıtan Maaluf'un bu eseri mutlaka okunmalı.