Gönderi
Ufuk bayram
Tutunamayanlar'ı inceledi.
724 syf.
·
Puan vermedi
DALI UZATAN ADAM, TUTUNMAK SANA KALMIŞ
En yakın arkadaşınızın öldüğünü düşünün. Ne yaparsın veya ne yapabilirsiniz ? Hiçbir şey. Hiçbir şey yapamazsınız, Oğuz da hiçbir şey yapamadı. Sadece oturup bu kitabı yazdı. Bu kitabı yazarken ne oldu, kendini bir nevi öldürdü. Neden? Hiç denediniz mi bilmiyorum ama yazmak, insan beyninin en çok yorulduğu anlardan biri. Çok hevesle başladığım bir çok kitabın beş on sayfasına gelince bıraktım, devam edemedim. Oğuz bırakmadı, beyninde tümör varken bile, eline kalem aldı ve yazdı. Ölen arkadaşına bir karakter giydirdi. Ve onu yaşatmaya, onu aramaya başladı kelimelerle. Bazen yetmedi kelimeler, o zaman duraksadı konudan konuya atladı. Sonra yine döndü, başladı aramaya onu. Bir şekilde bitirdi kitabı, dönüp ben ne yazdım diyemedi. Bazı hatıralara dönemezsiniz. Geçmişinden korkan insanları anlattı o. Geçmişten korkmak nedir ? Geçmişten korkmak, o ana dönersem o anı bozma korkusu demektir. Bir yakınınızı kaybettiğiniz ana dönemezsiniz, o an hep zaten sizinle bir yerlerde oturup, sizi seyrediyordur. Veya ilk aşık olduğunuz kadına, erkeğe de dönemezsiniz çünkü o da sizinle koşuyordur yol boyu. Selim dedi o hatıralarına, bir yanda da Turgut çıktı. Başladılar birbirlerini aramaya, bulmak hiçkimseye nasip olmamış buralarda. Turgut Selim'i aradı. Oğuz, Ural'ı aradı. Sonra hayat verdi ya kitaba, konudan konuya atladı. Ne başı oldu ne sonu. Burada elendi tutunabilenler. Kitabı bıraktılar ellerinden, ama dillerinden düşmedi kelimeler. Bu tutunabilenler, hayattan istediğini almış insanlardı. Yani onlara anları değil, sonuçları vermeniz gerekirdi. Başı ve sonu olmalıydı her kitabın ve mümkünse de mutlu son olsundu. Oğuz işte bunlar elensin diye yazdı, belki bir kaç Selim'e, bir kaç Oğuz'a , bir kaç Ural'a bir dal olma ümidiyle. Yayınlandığı dönemde hiç okunmayan, eline kalemi alan herkesin eleştirdiği kitap, edebiyatımızın en iyi kitabı oldu. Çünkü dal oldu arayan ve bulmakla da çok işi olmayan insanlara. Çok satanlarda oldu, en okunmayan kitap. Oğuz zaten böyle olmasını istiyordu. Oğuz kendisiyle konuşmak için hayali karakterler oluşturdu, tüm gerçeklerden. O hayali karakterler de, kendi hayali karakterlerini oluşturdular, tüm gerçekliklerinden. Oğuzun ki Selim, Turgut. Turgutun ki Olric, Olric'in ki de kimdir acaba. Oğuz kendisiyle konuştu. Turgut kendisiyle. Olric de kendisiyle. Hepimiz yalnızdık bu aramaya geldiğimiz dünyada ama bazıları şanslıydı ki gülünç buldu derdini. Ve Oğuz çıktı elinde sihirden kelimelerle, diğer elinde de izmarit olmuş sigarasıyla: Yalnız mısın, bulsana Olric'ini.
Tutunamayanlar
9.0/10
· 35,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
Yorum
15
Paylaşım
430
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
En Yeniler