Gönderi

Hiçbirimiz hayalimizdeki insanın hayalindeki insan değiliz sanırım. Bu geç kalışların başka bir açıklaması olamaz sanırım. (Ali lidar)
·
22 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İyi ki de değiliz bence, öyle olsaydık hayâlimizdeki insanın kendisine değil de hayâlimizdeki insanın hayâlindeki kendimizi sevmeye çalışıyor olmaz mıydık ? "Ben senin hayâlindeki insan değilim" dediğimizde aslında karşımızdaki kişinin düşüncesinden çok kendimiz hakkında olan düşüncemizi söylemiyor muyuz ? Ya da "sen benim hayâlimdeki insansın" dediğimizde karşımızdaki insanı hiçe sayıp kendi düşüncelerimizle şekillendirmiş olduğumuz "kendi hayâlimizi" sevmeye çalışmıyor muyuz ? Gerçekten karşımızdaki insanı mı seviyoruz yoksa bizi seven insanın bizde sevdiklerini sevmeye çalışarak kendimizi mi sevmeye çalışıyoruz ? Aklımda deli sorular...
Kesinlikle öyle, size katılıyorum. Sanırım bu da insanın en büyük varoluş problemlerinden biri olan "bu dünyâdaki nihai yalnızlığımızı" kabul edememekten kaynaklanıyor. Neden hayâlimizde birini yaratıyoruz meselâ ? Tamamlanma isteği olabilir mi ?... Hayâlimizde birini yaratmak, hoşlanacağımız insanı belli kalıplara sokmamıza neden oluyor sanki. Hayâlimize göre bir hoşlanma-metre yaratıyoruz gibi geliyor. Ne kadar hayâllerimize yakınsa o kadar çok hoşlanıyor ne kadar uzaksa o kadar az hoşlanıyoruz, daha en başta kafamızdaki "hayâl" dediğimiz sınırlarla yaklaşıyoruz insanlara.