9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2020 21:20
UNUTULAN Rüya ile Özgür arasında yaşanmış bir aşkın fonunda, Rüya’nın aile geçmişini ve yüz yıllık tarihsel kesiti o günün kahramanlarının gözünden yansıtırken güncel ana hikâye Rüya ile Özgür’ün hikâyesi kadar hatta ondan daha başarılı bir anlatım tutturuyor yazar. 1913 Balkan Savaşı sonucunda yaşanan ya da yaşanması olası bir göç hikâyesi ve o karmaşada çocuğunu bile yanına alamadan göçen bir kadının hikâyesiyle başlıyor aile tarihi.Yazarın deyimiyle “gerçeklerle ilgili” bir aile anlatısı, Selanik’ten Mardin’e ve Antalya’ya geniş bir coğrafyada ve yüz yılı aşan bir tarihsel kesitte yaşayan kahramanlar hem tarih, hem coğrafyanın belirlenimleriyle bize göz kırpıyorlar. Hem gerçek bir aile öyküsü, hem de kurgusal bir edebi öykü. Huzur’un başlangıç hikâyesi Tanpınar’ın başından geçmemiş olsa bile binlerce göçmenle karşılaşmış dönemdaş bir yazarın anlattığı göç hikâyesidir. İnandırıcılık, dönemin ruhunu aktarma ve anlatım teknikleri açısından üstelik de olayı yaşayan insanların yüz yıl geride kalmış bu nedenle de tamamen hayal haline gelmiş öyküleri aktarıcının kurgusundaki sahiciliği, dönemi olduğu gibi yansıtması Tanpınar’ın kendi yaşadığı dönemde yaşanmış bir göçü aktarırken ulaştığı anlatım zenginliğinden hiç de aşağıda değil. Aynı başarılı aktarım Mardin’de bir Türk subayı olarak görev yapan Osman’ın ve Türkçe bilmeyen, çocuk yaşta çocuk sahibi olan ve o coğrafyanın zorunluluklarının bir eseri olan Sultan’ın tragedyaya dönüşen aşkının anlatımında da var. Tüm yerel renklerin atlanılmadan 1925’ler Türkiyesinin ayrı ayrı roman kahramanlarının gözünden anlatılması bence romanın zirveye ulaştığı bölümlerdir. Aynı dönem ve aynı coğrafya, “Zeyno’nun Oğlu” romanında ne kadar yapay ve inandırıcılıktan uzak anlatılır Halide Edip tarafından, üstelik o dönemi bizzat yaşayan ve gören bir usta romancının elinden çıkmasına rağmen. Sultan ve Osman arasında geçen aşk, muhteşem bir örgüyle dış mekan olarak coğrafyası ve tarihsel zorunluluklarıyla son derece ustalıkla ve içerden anlatılıyor. Üstelik bazen usta kadın yazarların bile düştüğü “kadın kokan” anlatı tuzağına düşmeden. Tüm kadın karakterleri yalnızca erkek bakışı ile anlatabilen erkek romancıların bolluğunu anlatmaya bile gerek yokken, yazarın Sultan’ın gözünden anlatımı kadar Osman’ın gözünden de aynı olayı anlatabilmesi altı çizilmesi gereken bir başarıdır. “Unutulan”, unutulamayacak aşkları, olayları ve kişilerinin içsel zenginliklerinin ustalıkla aktarılması ile unutulası bir roman değil. 06 12 2020 Salim Aktaş
UnutulanNilüfer Benal · Edebiyatist · 202033 okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.