Puan vermedi·183 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Ekim 2016 19:52 Anadolu kasabasında bir kadıncağız yoldan geçerken susayan olur diye, camının önüne bir testi suyla bir bardak bırakırmış. Her normal insan gibi 'böyle insanların arttığı bir dünyada yaşamak' isteriz. Ancak Celal hoca olaya çok farklı bir açıdan bakarak düşündürecek sizi, toplumun değer yargılarının ne kadar doğru ne kadar yanlış olduğunu sorgulatacak. "Kadıncağız mikrop dağıtmak için ideal bir yöntem bulmuş. Her susayanı aynı bardaktan içmeye mahkûm edeceğine, kapısına' isteyene su' diye yazsaydı iyi bir iş yapmış olurdu. Şimdi yaptığı, iyilik yapayım derken cehaletinden ötürü, kötülük yapmak olmuş." diye düşünmedi kimse. Yazar da tabii ki teyzeyi suçlamıyor bunun için ancak olayın sanıldığı kadar yüzeysel olmadığının farkına varmamızı istiyor.
Şengör aslında tam olarak bundan şikayetçi: Sorgulamadan, gerçeğini öğrenmeye çalışmadan en kısa yoldan inanmamız her şeye. Bu sitede, bu incelemeyi okuyan birçok kişi, zaten bunların bilincinde. Okuyor, soruyor, merak ediyor, araştırıyor. Hocamız da mikrobun doğasını bilmeme cehaleti için su veren kadıncağızı değil, ona bu imkanı vermeyen eğitim sistemini suçluyor.
Üniversitelerin, eskisi gibi değerli bilim insanları yerine itibarı yüksek kişilerce yönetilen ticarethanelere dönüştüğünü, Türkiye'de bilim değil; bilim kıyımı yapıldığını, dünya ülkeleri arasındaki yerimizi çok çok cesur ve biraz da mizahi bir dille anlatıyor.
Celal Şengör, kendisini televizyondaki bir programdan tanıdığım, o tatlış papyonundan vazgeçmeyen, sadece ülkemiz değil dünya için çok değerli bir bilim insanı, jeolog. Evrimle, tarihle, felsefeyle, dinlerle, bilimle ilgili pek çok makalesi bulunmaktadır. Bu kitap da seçilmiş olanların derlenmesinden oluşuyor.
Yurtdışında da tanınan ve birçok bilimsel çalışmaya imza atan Şengör, ne yazık ki bizlerce çok tanınmıyor. Ülkesini yurtdışında da bu kadar güzel temsil eden -hem de bilimsel konularda- bir profesörün kitaplarının okunması gerektiğini düşünüyorum. Sırada 'Newton Neden Türk Değildi?' var :)
Hocamızın deyimiyle, 'zır cahil' olmayın. Okuyun, okutun, merak edin, sorgulayın, araştırın, eleştirin.