Puan vermedi·296 syf.····Okunma: 17 Ocak 2021 13:20 Serinin ilk kitabında Kurt kadın olan Nocturne Polis Departmanı Dedektiflerinden Wilder Luna ile tanışmıştık. Kendisi kimliği belirsiz bir cesetten yola çıkarak ölümsüz ve karanlık güçleri olan varlıklarla boy ölçüşmüş ve galip gelmişti.
☆
Yine aynı şekilde sokak ortasında bulunan bir cesetle başlıyoruz. Farkı kimliğini biliyor olmamız ve olayın karanlık bir hesaplaşmaya dayanması. Bunu Adli tabibimiz sayesinde öğreniyoruz. Söylediğine göre kurbanın damarlarında farklı kan gruplarının yanı sıra Büyü Cadılarının büyülerini pişirmek için kullandıkları bileşenler var. Kömür, kurşun ve Bakır... Çünkü bu şehirde Kan Cadıları ve Büyü Cadıları yeniden savaşmaya başladı... Neden mi? Şöyle özetleyebilirim; şeytanlar bir zamanlar insanların arasında dolaşıyor ve büyü gücü olmayanlara öldürme yeteneği veriyorlarmış. Büyü Cadıları bundan hoşlanmamış ve onları gölgeler diyarına göndermiş. Mathias, kalıcı büyü gücü verilen tek insan olarak kalmış, onun soyundan gelenler gücünü kötüye kullanmışlar ve kendi kanlarıyla kurbanlarının kanlarını kullanabilir hale getirmişler. Mathias'ın kana ihtiyacı yokmuş ve o ölünce müridlerinden biri bütün güçlerini efendisinin kafatasına kazımış. Yani kapakta gördüğünüz o şirin şey ilk Kan cadısının kafatası oluyor Cadılar arası savaşın sebebi bu büyülü kafatasına sahip olmak. Bu uğurda yapamayacakları şey yok. Tabi bu olayı çözmek için dedektif Wilder'ın da yapamayacağı şey yok... Ne de olsa o sadece dedektif değil,aynı zamanda cadılar şehrini yok etmeden önce onları durdurmak zorunda olan bir kurt kadın...
☆
Yine kolay okunan bir maceraydı ve temposunu düşürmeden devam etti. Ufak tefek yazım hatalarıyla karşılaştım ama göze batacak kadar olmadığını söyleyebilirim.