Puan vermedi·220 syf.····Okunma: 27 Ocak 2021 12:40 Nasıl başlanır, ne denir gerçekten bilemiyorum. Bir kitabı bitirdiğimde hiç bu kadar kötü hissetmemiştim.
Burçe Bahadır; karısını öldüren erkeklerle, kocasını öldüren kadınlarla ve bu cinayetlerin geride kalanlarıyla yaptığı röportajlarını yazıya dökmüş bu kitapta. Her satırını hüzünle ve nefretle okuduğum bu kitabın etkisinden çıkabileceğimi hiç düşünmüyorum. Anlatılanların hepsinin gerçek hikayeler olduğunu bilmek daha da dolduruyor beni. Ama iyi ki okumuşum diyorum. Ülkemizde kadının ne kadar değersiz görüldüğünün, her hareketine her zerresine ne iğrenç anlamlar yüklendiğinin, sürekli ezildiğinin ve en acısı her gün onlarca kadının katledildiğinin farkında olsam da gerçekler bir kez daha tokat misali çarptı yüzüme. Ne değişti, orası tartışılır. Biz farkında oldukça, sesimizi yükselttikçe kimse bizi duymuyor onun da farkındayız aslında ama bir şeylerin değişeceğine dair hala umudum var benim. Lütfen okuyun, okutun bu kitabı.
Kitabın sonunda şöyle söylüyor Burçe Bahadır:
"Tecavüz ve cinayetin hiçbir mazareti olmadığını öğrenmek için dünya kaç kere daha dönmek zorunda kalacak, bilmiyorum. Umarım hiçbirimizin başı dönmez, midemizin içi dışına çıkmaz o vakte kadar."
Çoktan çıkmadı mı midemizin içi dışına?
Her incelememi keyifli okumalar dileyerek bitiririm ama bu sefer keyifli okumalar diyemeyeceğim. Anlatılanlar keyfinizi baya kaçıracak çünkü.