''Senin başkalarına karşı duyduğun şüphe bile, benim kendime duyduğumdan daha büyük değil, beni böyle yetiştiren sendin.'' diyor Franz Kafka mektubunun son satırlarında Hermann Kafka'ya...
Her ne kadar çoğu zaman memnun olmasalarda yetiştirdikleri çocuklarından ebeveynler, aslında kendi yansımalarını kabul edemedikleri için sanırım bu yakarışları çünkü ne kadar kabul etmek istemeselerde Kafka'nın da dediği gibi bizi böyle yetiştiren kendileri aslında. Franz Kafka'nın babasına olan bu mektubunu okuduğumda bir kere daha aslında hepimizin birbirinden hem çok farklı, hem de çok da farklı olmayan yaşanmışlıklarıyla yer, din, ırk, cinsiyet adı her neyse ve her ne kadar farklılık gösterse de duygusal açıdan olan benzerliğiyle aslında hepimizin ne kadar da ''insan'' olduğu gerçeğini göz önüne seren bir mektup olduğunu düşündüm.
Franz'ın mektubunu okurken en çok etkilendiğim şey ,hayatının birçok alanında kendisi ve babasını kıyaslamasının sebebinin aslında farklı bir birey olduğunu kabullenmeye çalışırken hatalarının veya eksikliklerinin olduğu kadar, doğrularının da babasının onlara biçtiği değer kadar anlamlı olduğunu düşünmesinde ve yine bu düşünceye de babası yüzünden sahip olmasında ki arada kalmışlık mücadelesi ve üzerinde bıraktığı duygusal boşluk oldu.
1919'da yazılan bu mektuptan bu kadar etkilenmemin sebebi aradan bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen çok da değişmeyen yetiştirme tarzı ve yaklaşımının birey üzerindeki etkisinin çarpıcılığı ve aynılığı oldu sanırım . Bundan 100 yıl önce Hermann Kafka'nın çocuğundan beklentileri farklıydı belki ama çocuğunun üzerinde bıraktığı etki şu an bilinçsizce eleştiren ve yargılayan, yapılan ya da yapılmayan herhangi bir şeyden duydukları tatminsizliği ifade ediş tarzlarındaki hassasiyetsizlik yüzünden ruhlarda onarılması gerçekten zor yaralar bırakan herhangi bir ebeveynin bıraktığı etkiden farklı değil.
'' Babasının Franz'da gördüğü şeylere olan tahammülsüzlüğünüzün sebebi kendinde ve hayatında beceremediği şeyleri Franz'ın becermesinden yana olan beklentilerinin yarattığı hayal kırıklığıdır belki de ya da kendi hayatındaki yaşanmışlıklarındaki kusursuzluğa olan güveni bilmiyorum. Ancak Franz da her birimiz gibi ebeveynlerinden ve beklentilerinden ayrı çoğu zaman da onlardan gördüklerinden ve öğrettiklerinden ibaret olarak bir yaşam mücadelesi verirken babasından ona karşı biraz daha anlayışlı olma beklentisi ve mektubundaki sitemi çokta absürt bir beklenti olmamış aslında...
'' Sizin hayat mücadelenize verdiğiniz direnişi biz veremiyor olabiliriz ancak unutmayınız ki bizim verdiğimiz mücadele sizin mücadeleniz değil ,Sevgili ebeveynler ''