·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ocak 2021 02:18 1850 doğumlu yazar, geleceği hayal etmiş ve ana karakterini uzun bir uykudan sonra 2000 yılında uyandırmış. Spoiler: Onun hayal ettiği 2000 ile bizim yaşadığımız kesinlikle aynı değil. Ancak ütopya vizyonunu sevdim. Julian West’in gözlerini açtığı 2000 toplumunu da görmek isterdim açıkçası. Yine de bazı şeyler eksik. Bunu tabi ki 2020’ye kadar gelmiş olmanın kibriyle söylüyorum. Teknolojideki gelişimi hiç öngörememiş mesela, çok değinmemiş de zaten. Gelişmiş bir radyo/podcast benzeri bir yapılanma dışında teknolojiye dair bir içerik yok. Gerçi 1800’lerden 2000’lere kadar yaşanan değişimi görse yazarın aklı çıkardı herhalde. Bir de kadınlara ilişkin düşünceleri kendi zamanının çok ötesine gidememiş, bir çeşit eşitlik fikri var ama kadının “anne” olma zorunluluğu, “süslenme ihtiyacı”, kendi cüssesine göre iş yapması gerekliliği gibi kendi zamanının önyargılarına takılmış. LGBT ise ütopya 2000’lerin gündemi bile edilmemiş, ki edilse çok şaşırırdım gerçi. Yine de içinde yaşadığımız toplumun geri kalmış düşünceleri ile kıyaslandığında, yazarın bakış açısını eleştirmeye dilim varmaz.