·370 syf.····Okunma: 02 Şubat 2021 18:16 Sırf ismi “The Cruel Prince” olduğu için olağanüstü bir önyargıyla başlamıştım ve bu kadar seveceğimi asla tahmin edemezdim!
Kitapla ilgili ilk söyleyeceğim şey içerisindeki olayların fazla hızlı ilerlemesi olur – ki bu beni hiç rahatsız etmedi, aksine hikayenin içine daha çok çekildim. Elbette okumadan önce bunun bir YA kitabı olduğunu unutmamak gerek ama YA Fantasy standartlarında değerlendirince oldukça çok şey bahşettiğini söyleyebilirim kitabın. Üstelik sonunu içten içe tahmin etsem dahi o noktaya nasıl varılacağı konusunda kafam karışmıştı. Yazarın o noktaya kadar sunduğu ‘plot twist’leri başarılı buldum.
Her şeyden öte tasarlanan dünyaya bayıldım. Evet -elimde olmayarak- kitaptan 1 puanı ayrıntısız büyü sistemi için kırdım. Daha önce de bazı eleştirilerimde belirtmişimdir, sınırları belli olmayan büyü güçlü varlıkları sevmiyorum. Bu kitapta bu varlıklar “periler” ve görünürde güçleri fazla abartılı. Yine de bu peri dünyası, Faerieland, bana okuduğum çocuk hikayelerinden çıkma gibi geldi ve tasarımını epey bir sevdim. Neden bilmiyorum, küçükken en sevdiğim masal olan Rumpelstilskin’i hatırlattı bazı şeyleri bana.
Karakter tasarımları da bir ayrı güzeldi. “The Cruel Prince” denince şu saçma ‘bad boy’lardan biriyle karşılaşacağımıza inanmıştım fakat Cardan bana daha çok Draco Malfoy vibe’ı verdi. Yazarın Cardan’ın korkaklığını yazmaya çekinmeyişini sevdim. Bir diğer beğendiğim karakterse, şaşırtıcı bir şekilde, ana karakterimiz Jude oldu. Nedenini hiç anlayamadığım bir şekilde ana karakterlere karşı hep soğuk olmuşumdur. Aslında kitabın başında Jude’a karşı da öyleydim çünkü Wattpad hikayelerinden fırlama, asla başını öne eğmeyen o gereksiz onura sahip kız olacağına inanmıştım. Ama kitabı okudukça Jude’u anlamaya başladım. Jude gerçekten de bulunduğu ortamlara uyamayan bir karakter ve yazar bunu başta bize söylemediğinden kitabın başında sürekli “kendi kız kardeşiyle ilişkisi de garip, herkesle ilişkisi garip” diye söyleniyordum çünkü ana karakterlerin kendilerini mutlu hissettirmek için gidip danışacakları birilerinin olmasına fazla alışmıştım. Oysaki yazar, Jude’un diğerlerine uymadığını direkt söylemektense kitap boyu bize göstermeyi yeğlemiş.