Puan vermedi·96 syf.··
2021 3. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 12:30
Kitap 6 farklı hikayeden oluşmuş ve yalın bir dille herkes net sonuç çıkarsın, aynı şeyi anlasın düşüncesiyle biçimlendirilmiş bir kıssadan hisseler dizisi benim kanaatimce. Öncelikle ne anlatıyor ona bakalım. Bütün hikayelerde insanın sevgi, dini inanç ve insanla yaşadığını merkeze koyarak anlatıyor bir şeyleri. İnsanın neyle yaşadığını bir çarka oturtmuş ve çarkın işlemesini sağlayan ilk etken "insan" olarak belirlenmiş. İnsanın sadece kendisi için yaşamadığını diğer insanlar için de yaşadığı aşikar. İnsan kendine bakamaz belki, kendi ihtiyacını göremez ancak bir başkasınınkini görür ve karşılarsan çark işlemeye başlar. Sen senden kötü durumdakine yardım edersin, senden kötü durumdaki kendinden kötü durumda olana... Peki bu nasıl mümkün? Bir insan neden diğeri için yaşasın? Neden bir diğerine yardımda bulunsun? Neden başkasının huzurunu önemsesin? Bu sorularla da çarkın ikinci etkeni "sevgi" cevap vermiş. İnsan, insanı sevdiği için tüm bunları yapmalı. Daha sonra insanın insanı, "Tanrı inancı" sayesinde sevdiği baz alınmış. Yaratılanı severim yaradandan ötürü olayı tam olarak yerleştirilmiş kitaba. İyilik Tanrı tarafından ödüllendirilmiş, kötülük Tanrı tarafından cezalandırılmış. Bu şekilde algıladığım bu kitap hakkında şimdi de bir kaç eleştiride bulunmak isterim. İnsanın insanla yaşadığı reddedilemez bir gerçek pek tabii. Tek başımıza halledemeyip başkalarından yardım aldığımız ve başkalarına yardım ettiğimiz anlara bakacak olursak çok net görürüz. Birbirimizle iletişimde, dayanışmada olduğumuzda ancak üstesinden geliriz bir şeylerin. Ancak bu kitabı sorgusuz okuyup inanacak bir insan varsayarsak yaptığı her yardımın Tanrı tarafından ödüllendirileceğini(dünya yaşamı süresince),  düşünmesi pek olasıdır. Ve bu şekliyle niyetlelenerek yapılacak iyilikler ne kadar gerçektir. Tartışılır. Gelelim yapılan kötülüklere karşı tepkisizliğe. Yine bu kitabı sorgusuz okuyup inanacak bir insan varsayarsak haksızlığa karşı sessiz kalırsa, haksızlığın Tanrı tarafından çözüleceğini, haksızlık yapanın cezalandırılacağını düşünmesi de pek olasıdır. Birisi bize bir tokat attığında öbür yanağımızı dönmemizi tavsiye ediyor kitap. Bu şekilde kötülüğü yapanın ya vicdanı sızlayıp doğru yolu bulacağı ya da tanrı tarafından cezalandırılacağı söylenmiş. Ancak dünyamıza baktığımızda tepkisizliğin ne denli sonuçları olacağı son derece ortadadır. Birinci kötülüğe ses çıkarılmadığında ikincisinin katlanmış şekilde geleceği bir düzendeyiz. Vur ensesine al lokmasını şeklinde bir kere damgalandığınızda maalesef ki bu yakanızı bırakmaz ve sessiz kaldığınız her an sömürülmeye mahkum olursunuz. Örneğin eşinden şiddet gören bir kadın ya da erkek sessiz kaldığı taktirde neler olduğunu maalesef her gün görüyoruz. Ve yahut devlet olur, okul olur, ev olur, çatısı altında bulunduğumuz herhangi bir yapının yanlışına sesimizi çıkarmadığımızda alınacak bir sonraki yanlış kararın daha rahat üstümüze çökmesine izin vermiş oluyoruz. Ne de olsa ses çıkaran yok, sorgulayan yok mantığını sağlamlaştırmış oluyoruz. Daha fazla kafa ütülemeden kitap hakkında sonuca varacak olursam, okunur mu okunur. Sağlamlı, çürüklü meyveler olan kasamızdan; sevgiyle yaşayalım, hırslarımızın esiri olmayalım, ufak şeyler için kavga etmeyelim, toplum huzurunu önemseyelim gibi sağlam olanları alabiliriz sonuçta ancak çürükler bırakın kalsın kasada. Kıvılcımı söndürmeyen ateşi zaptedemezse yanlışlıklara, haksızlıklara baştan sesimizi çıkarmamız gerektiğini unutmayalım. Çevremizdeki insanları gözetsek de tek başına sorumluluğunu üstlendiğimiz hayatlarımız için yaptığımız iyiliğin ödülü iç huzurumuz, hakkımızı savunuşumuzun getirisi de onurlu yaşamlar olsunn.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020234,2bin okunma
·
24 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.