Önce ufak bi itirafla başlamak gerekirse bazı yerlerinde sıkıldığımı ve gereksiz uzatmalara veya ayrıntılara girildiğini düşündüğümü söyleyebilirim ancak bu kitabın şaheser bir kitap olduğu gerçeğini değiştirmez. Biz insanların arzuları, idealleri, hedefleri vardır. Bunlar yoksa bile hayalleri illaki vardır. Martin Eden'in de arzuları, hedefleri, istekleri vardı. Ve ulaşmak için oldukça kararlıydı. Ancak insanlar çoğu zaman destek yerine köstek olmayı tercih ederler. Hedefe ulaşırken yalnız kalır kimsenin elimizden tutmadığını ama ne zaman ulaşırsak çevremizdeki kalabalığın arttığını görürüz. Bu kaide zamanlı zamansız hep böyle devam ediyor. İşte Martin Eden de bunu oldukça trajik bir biçimde gözler önüne seriyor.
Bazen arzularımızın sadece ulaşmak için verdiğimiz savaşta verdiği hissine kapılırız ve hayatımızın odağı yaparız ve ulaşınca da aslında bir değerinin olmadığı gerçeğiyle karşılaşırız. Bunu bu kadar çarpıcı bir ifadeyle gözümüze sokmasaydın be Jack'ciğim.
Her neyse okunası ve tavsiye edilesi bir eser daha eklendi kitaplığıma.