Gönderi

8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
Bu eserinde de diğerlerinde gördüğüm ortak bir nokta dikkatimi çekiyor.Stefan Zweig birçok eserinde olduğu gibi burada da yine bir boş vermişlik,amaçsızlık yüklenmiş bir kahraman çıkarmış sahneye.Bu eserde gösteriyorki insan sadece birileri için uğraşmamalı kendini bir alanda geliştirmemeli bir amacı olmalı.Sahi kaçımız farkındayız hayatın anlamının,kaçımızın bir amacı var,ne kadar yaşıyoruz bu hayatı amacına uygun.Kendime çıkardığım ders amacı,vizyonu,misyonu olmalı insanın bu boşvermişliği bir kenara bırakıp toparlanmalı hayatın anlamının farkına varmalı amacına uygun yaşamalı.Yoksa birileri için yaşarsa,heva heves uğruna yaşlanılırsa insan o geçici amaç ortadan kalkınca boşluğa düşmüş olur .Bağlanmamalı her şeyi geçici olan bu dünyaya. Can Yücel’in bu dizeleriyle bitirmek istiyorum: Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. O bazen mal,mülk,şan,şöhret olur bazen bir kişi olur hepsi gelir gider o yüzden bağlanmayacaksın.Söz sözü açıyor son bir beyitte Baki’den yazmazsam olmayacak “bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş”velhasıl-ı kelam ne için geldiğimizi unutmadan yaşayabilmek ümidiyle selametle...
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 201791,8bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.