Puan vermedi·278 syf.····Okunma: 09 Şubat 2021 22:37 1909 yılında yazdığı bu kitapta nasıl olur da günümüzle aynı sorunsalları harfi harfiyen barındırabilir insan hayret ediyor. yazar tam olarak bir gencin tembellik kıskacından nasıl kurtulabileceğini batılı gözüyle anlatıyor. Unutmadan söylemek isterim. Mücadele etmeden mutlu olunmaz. Her mutluluk az çok çaba ister.
Biz insan olarak özgürlüğü ancak hak eden varlıklarızdır. Bu hak etme durumu da sürekli çalışmaktan geçer. Çalışmak demekse birçok şeyi birçok anda yaptığımız şey demek değildir. aksine bu entellektüel tembelliktir. İnsan bir şeye odaklanmalı onu duygular ve aklın manipülasyonuna kurban etmeden, tefekkür etmelidir. Yeterince tefekkür edilen şey iradeyi harekete geçirerek eyleme dönüştürecektir...
Karşımızda katı ve eli değnekli bir hoca duruyor gibi. Kitabı okurken "hadi canım" dediğim birçok nokta oldu yine de elekten geçirip hak verdiğim kısımlarda... Kitaptan bir alıntıyla bitirelim.
"Nasıl yani? Saçma sapan ön yargılara sahip olduklarının farkında olan ben, buna rağmen her şeye onların açılarından mı bakacağım? İğneleyici laflarından kaçınmak, hoşgörülerini ve hatta beğenilerini kazanmak için özgürlüğümü, sağlığımı, çalışmanın verimli zevklerini mi feda edeceğim? Eğlence dedikleri şeyin yorgunluk ve baş dönmesinden ibaret olduğunu bilen ben, gidip şamatalarına mı katılayım? Popüler dilin, sadece kalabalıkların vasat ve kaba saba fikirlerini yansıttığını bildiğim hâlde, insanın içindeki hayvani tarafın, mantıklı idareye karşı zaferini resmîleştirmeye yarayan sıfatların, çağrışım yapan kelimelerin, formüllerin, sözde belitlerin otoritesine boyun mu eğeceğim? Asla bu denli alçalmam, yalnızlık bin kat daha iyidir.
Asla cuma sabahı 'söz olsun pazartesiden itibaren çalışacağım' diyerek kahramanlık yapanlardan olmayalım. Şayet hemen işe koyulmazsan, sadece kendini kandırmış olursun."