Yazar yanlış hatırlamıyorsam Osmanlıda yaşamış külhan beylerinin hayatlarından esinlenerek Ottopunk dediği bir alt distopya dünyası kurmak istemiş. Ottomania da bu dünyaya atılan adımlardan biri. Ben kitaptaki sebk-i hindi düşüncesini anımsatan aşılmamış tamlamaların kullanımına bayıldım. Bu yeni dünya yeni kurallar ile birlikte yeni bir dil de oluşturmuş kendisine açıkçası bunu çok sevdim. Kurulan dünyada aynı ölçüde üzerinde çalışıldığı belli mantık çerçevesinde ilerleyen bir dünyaydı ama karakterlerin derinliğine çok inilemediğini düşünüyorum. Sanki dünya öncelendiği için karakterler biraz geri planda kalmış gibiydi. Daha kalın bir kitap olsa ya da daha az karakter olabilirdi belki de bu sayede biraz tipe kayan kahramanları derinlemesine tanıyabilirdik. Ancak bu dünyada geçecek diğer hikayeleri sabırsızlıkla beklediğimi söylemek isterim. Kendi köklerinden beslenen distopik bir dünya beni son derece heyecanlandırıyor.