·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2021 02:24 Öncelikle bir arkadaşımın kitap alırken kararsız kaldığımda direkt bunu almamı söylemesiyle zaten aklımda olan bir kitap olduğu için ufak bir tereddüt etsem de aldığım bir kitap...
Ve aldığım için zerre pişmanlığım yok ilk olarak bunu söyleyebilirim. İçimde ufacık bile bunun yerine o kitabı alsaydım duygusu yok , iyi ki almışım.
Kitaba başlarken de yine ufak bir önyargım vardı ama bu genelde bende olan bir şey yeni bir kitaba başlarken hep ilk 3 sayfayı falan okuyup kendimi o dünyaya sokmaya çalışırım ama o ilk gün o 3 sayfada kalırım. Bu kitapta da öyle oldu ilk başladığımda ilk 3 sayfada bıraktım ama yarın keyifle okuyacağımı biliyordum sadece kendime diğer kitabın dünyasından çıkmak için zaman tanıdım... Ve öyle de oldu kitaba bir gün sonra devam ettiğimde zaten bir oturuşta geceleyip bitirdim hem ilk andan itibaren çok özgün bir konusu ve akıcı bir dili vardı. Hem de yazıları diğer kitaplara göre daha büyük olduğu için hızlıca okudum.
Konusundan biraz bahsedeyim :
Hera isimli bir kızımız var ve bu kız geleceği görüyor ama her geleceği gördüğünde gördüğü gelecek bilgisinin uzunluğuna bağlı olarak değişen büyüklükte morluklar oluşuyor vücudunda. Ve ufak bir detay var ki kızımız bu gelecekleri özel bir konsantre olma dışında görmesi için o kişiyle göz göze gelmesi gerekiyor benim anladığım kadarıyla ve bu yüzden insanların geleceklerine karışmamak için Hera küçüklüğünden beri pek dışarda kalabalıkta olmayı seven bir tip değil. Ama bir an geliyor ki Hera bir kişinin geleceğini görüyor ve bu gelecek birçok şeyi değiştirecek kadar kötü...Olay burada başlıyor normalde geleceklere müdahale etmeyen Hera bu kişiye de karışmak istemiyor ama bir süre sonra bazı sebeplerden kararı değişiyor ve bu korkunç geleceği değiştirmek için morluklarına aldırmadan canı pahasına uğraşıyor... Kitap çok özgün bir fantastik-bilim kurgu karışığı ve cidden çok akıcı bir kitap.
Ben Ataman'a aşık oldum zaten ama yorumda bahsetmedim çünkü ona girersem spoilere girmekten korktum. Kitap beklediğim gibi bitti sayılır ama yine de üzgünüm. Sabırsızlıkla 2. kitabı bekliyorum...