10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2020 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2020 19:20
Bulgaristan'da 1984 yılında iktidara gelen Jivkov komünist yaşama uygun olmadığı gerekçesiyle orada yaşayan Türklerin dili, dini ve isimlerini "Soya Dönüş Projesi" kapsamında zorla ellerinden almaya başlıyor. Gül; orada doğup büyümüş, Bulgaristan'ı kendi toprakları belleyen ve haksız da sayılmayan, uzun çabalar sonucu öğretmen olan, tütünün acısını bilen ve olayların sonunda elinde avucunda ne varsa kaybeden kadın. Birinci gözden tanık oluyoruz bu kitapta onun kısacık mutluluğuna ve yıllarca süren azaplarına. Gül köydeki kızlar gibi liseden sonra evlenmek yerine üniversiteye gitmek için diretiyor. Babasının desteğini ve köyün kınamasını alarak Tırnovo'ya okumaya gidiyor. Üniversite hayatı boyunca birçok güzel olay geçiyor burada başından. Nayden ile de burada tanışıyor. Delicesine sevdalanıyorlar birbirlerine ama bir Bulgar'la Türk'ün evlenmesine karşı görüş çok keskin; Türk'ün dinini, dilini ve adını bırakması gerekiyor. Olumsuzlukları görmezden gelip hayaller kuruyorlar gelecek üstüne. Kitabı bitirdim ama hala merak ediyorum; o hayaller bir nebzede olsa gerçekleşti mi? Gül'ün üniversitedeki ikinci senesinin sonuna doğru asimilasyon politikaları patlak vermeye başlıyor. Önce insanların dinine müdahele ediyorlar, sonra dillerine, son raddede ise isimlerine... Gül'ün babası toplum içinde Türkçe konuştuğu için hapse atılıyor. Köye geri dönüyor Gül, Nayden'de onun peşinde. Ne kadar ugraşsalarda çıkaramıyorlar babasını. Babasını beklerken köy okulunda öğretmenlik yapmaya başlıyor Gül. Bundan sonrasında sürekli ağladım. Yorum yazarken bile gözlerim doluyor. Cümle dizisi, olay örgüsü mükemmel. Her kelime içinize işleyecek. Okuyalım, okutalım bu kitabı.
Benim Adım GülAyşe Şen · The Roman Yayınları · 202076 okunma
·
112 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.