Herkese merhaba.
Fantastik kitapseverler burada mı?
Ses verin de sayımızı bilelim...
•
Bugün okumaktan keyif aldığım ve iyi ki okumuşum dediğim bir kitabın yorumuyla geldim.
Kitap bana her duyguyu bir arada yaşattı desem yeridir. İçimi aşırı bir merak sardı.
Aynı zamanda birçok karaktere kızdım, öfkelendim...
Kitap film tadında yazılmış sanki, elimden hiç bırakamadım...
Bazı noktalarda yazım yanlışları olsa da, konunun güzelliği bunu görmenizi engelliyor.
Yazarımızın kalemini ve kitabın konusunu aktarım tarzını çok sevdim.
•
Kitabın devamını merakla bekliyorum...
•
Gelelim artık kitabın konusuna.
Sina bir ölümsüz ve Cengiz Han'ın mezarını bulmak için araştırma yapan iki insan ile başlıyor her şey. Sina bu araştırmayı başta reddedip onları kovsada koruyucusunun isteği üzerine Cengiz Han'ın mezarını buluyor ama mezarı gözlemlediği sırada mezarı koruyan muhafız Sina'yı farkediyor ve yer altına alınıyor. Güneş tanrıçası Tani Sina'nın ölmesini istesede Kabulgan prensi tanrıçayı ikna edip Sina'yı kurtarıyor. Ölümlülerden nefret eden Sina bir ölümlü ile dost oluyor hatta bir ölümlüye aşık oluyor.
•
Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum...
Kitapla kalın.