·168 syf.····Okunma: 13 Şubat 2021 22:10 can yayınlarının fotoğraflı klasikler serisinden aldım bu kitabı, aslında alırken içerisinde de hikayeyle alakalı fotoğraflar olacağını zannetmiştim fakat bu benim durumu yanlış anlamamdan ibaretmiş. Can klasiklerinin 20 kitaplık bu dizisi için kapak tasarımları değiştirilmiş sadece. Kapaklar oldukça çok hoş duruyor, keşke gerçekten içerisinde de böyle güzel fotoğraflardan olsaydı. Can yayınlarının çevirisi de her zamanki gibi oldukça özenli. Kitap hakkında yorumlarıma gelecek olursak,
*Spoiler Alert*
Kitabın ana karakterini kişisel olarak eleştirecek olsaydım durum çok daha farklı olabilirdi. Şahsen ben kendisinin ne kişiliğini, ne davranışlarını ne de güya aşkını ahlaklı ya da hoş buldum. Fakat sonuçta o bir kitap karakteri, hayali olarak tasarlanmış bir 'insan'. Bu açıdan baktığımda kusurları, kibri, olaylara sadece kendi açısından bakması gayet güzel yansıtılmış aslında. Goethe kitaba başlarken onun acıları için üzülmemizi hatta alınyazısına göz yaşları ile eşlik etmemizi istemiş fakat ben hiç de üzülemedim kendisine. Sanırım yasak aşk hikayeleri pek de benim tarzım değil, hele ki bu kitaptaki gibi aslında neredeyse aşk da olmayan bir 'saplantı'dan bahsediyorsak. Lotte'nin de dediği gibi, Werther'in aşkı sadece elde edemediğinden kaynaklanıyormuş hissi çok baskındı bence. Karakterin kişiliğini sevmiş olmasam da, kitap çok akıcıydı. Okurken sürekli elimden bırakıp telefonla oynamak istediğim kitaplardan olmadı. Bir klasiği daha okumuş oldum gözüyle bakıyorum esere.
"...yüreğimi değil, aklımı ve yeteneklerimi beğeniyor, oysa her şeyin kaynağı yürektir: tüm gücün, tüm mutluluğun, tüm kederin. Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir — ama yüreğimdir yalnızca bana ait olan."