Baş ucumda durur çoğunlukla. Bazı bazı takarım, her gün açar bakarım. Karşıyaka vapuruna da götürür, çocukluğuma da seslenir, imgelemi ile zaten beni eritip bitirir. Didem Madak daha da yaşasaymış kaleminden neler dökülürmüş, diye düşünmekten alamam kendimi. Yazılarındaki İzmir kokusunu da severim, o derin mısralar içine gömdüğü hukuk terimlerini ya da bilimsel detayları da. Demem o ki hâlâ okumadıysanız eksiksinizdir.