·260 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Şubat 2021 05:31 Birkaç yerde bu kitaptan önce 1984’ün okunması gerektiği yazılmış. Ancak ben bunu kitabı okumaya başladıktan sonra fark ettiğim için çok geçti. Ben 1984’ü birkaç yıl önce yarısına kadar falan okuyup bırakmıştım, nedenini bilmiyorum. Bu nedenle kitapta az çok neyin ne olduğunu bilecek kadar bilgim vardı. Hal böyle olunca 1984.4’teki referansları da çoğunlukla yakalama şansım oldu. Bana kalırsa bu kitabı okumak için illa 1984’ü okumuş olmanız gerekmez. Zira her ne kadar ele aldıkları konu, dönem ve şartlar aynı olsa da karakterler ve yaşanan olaylar farklı olduğu için birbirlerinden bir noktada ayrılıyorlar. Zaten yazar da açık açık, kitabın ismini verirken de arka kapakta da, önsözde de belirtmiş 1984’ün başka bir versiyonu gibi olduğunu. Yani taklit demek saygısızlık bence.
Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse tıpkı 1984’teki gibi dünyaya diktatörlük hakim. Devlete faydası olmayacağı belli olan kişileri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapılıyor. 50 yaşına gelen insanları yaşlı kabul edip onlara “moruk” diye hitap ederek onları küçük düşürüp mutsuz ediyorlar. Daha da kötüsü EBB adını verdikleri “erken bunama belirtileri” gösterenleri sözde kendi rızalarıyla ölüme gönderiyorlar. Ölülerin cesetlerinden bile faydalanabilmek için organlarını alıp, geri kalanları yakarak veya buharlaştırarak yine çeşitli konularda fayda sağlayabilmek için uğraşıyorlar. Morukları öldürmek için özel bir grup bile mevcut. Baş karakterimiz Florence da bu gruba üye. Başta takım arkadaşları gibi sorgusuz sualsiz insanları öldürmeye alışkın olsa da bir süre sonra Eric adındaki gençle ve dolayısıyla aşkla tanışınca fikirleri değişiyor, adeta bir aydınlanma gibi bu değişim. Sonrasında Florence’ın tek amacı devrim haline geliyor.
Kitabı okurken inanılmaz keyif aldım. Yazarın okuduğum ilk kitabı buydu. Çünkü şimdilik tek kitap olarak kabul edilen sadece 1984.4 vardı, diğerleri seriydi. Ancak yazarın tarzını bu kadar çok beğendiğim için mutlaka diğer kitaplarına da bakacağım. Puanının düşük olmasına aldanmayın, çünkü düşük puanı asla hak etmeyen oldukça güzel bir kitap. İnanılmaz akıcı olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim, tempo da hiç düşmüyor.