Bugün günlerden 21 Şubat 2021 Pazar. Normalde Mitat Enç'e ait Uzun Çarşının Uluları adlı kitabı okurken bir yakınımın şiddetli tavsiyesi üzerine bugün Yüreğime Kış Yağdı'ya başladım saat 16:00'da ve şuan saat 01:49 bir solukta bitirdim ve şimdi bu kitabı incelemek üzere bu yazıyı yazıyorum. Anlaşılaşılacağı üzerine bir nefeste okunan bir kitap. Bu kitapta aslında sokakta yürürken baktığınız her binanın penceresinde bambaşka hayatların saklı olduğu ele alınmış. Bir yanda anne ve baba otoritesini sadece çocukluğunun bir kısmında görmüş bir kadın ile bütün bir hayatını ailesinin ve törenin önüne sermiş bir adam ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Sevgiyi bile gösterememenin en şiddetli ruhsal sancılarının yine şiddetle ama bu sefer ruhsal olarak değil fiziksel bir şekilde ortaya çıkışının insanların üzerinde bıraktığı etkinin boyutunu, insanların çıkmaz olan sokaklarını daha da çıkmaz hale getirişini fark ederken gözyaşlarınıza hakim olamıyorsunuz. Ben bir türlü dur diyemedim. Hayatta bir bireyi en güçlü kılan şeyin "sevgi" olduğunu ve insanlara ne kadar saygılı olursanız sevginin de beraberinde geleceğini bu kitap bittikten sonra ders olarak çıkarmanız biraz daha mümkün oluyor. Şiddetin eğitim seviyesiyle bir alakası olmadığını, şiddetin aslında her yerde olduğunu görüyoruz ve anlıyoruz. Şiddetin bir bireydeki hayatına yerleşimi çocukluğunda baş gösterdiği zaman o çocuk sevgiyi nasıl gösterebileceğini bilmiyor, bilse bile toplum baskısı ve çevre faktörü göstermesine engel oluyor. Bu kitabı okurken bu gerçekle daha fazla yüzleşiyorsunuz. Bu yüzden önemli olanın şiddetin hem ruhsal boyutuna hem fiziksel boyutuna karşı çıkarak kendimizi her geçen gün daha fazla geliştirmemiz olacaktır. Çünkü biz kendimizi ne kadar çok bilinçlendirirsek şiddete o kadar dur diyebiliriz ve karşı çıkabiliriz.