Gönderi

Mu'tezile, en fazla akılcı teolojisi sebebiyle meşhur olmuşsa da, kesinlikle bir zühd hareketi olarak doğmuştu. Nitekim “Mu'tezile” ismi de günahkâr toplumdan rücû edişi ifade etmektedir. Onlar ancak tedricen ve II. (VIII.) yüzyıl sonlarında, yani hemen hemen ehl-i hadîsin genel dinî hareketten koptuğu sıralarda genel zühd hareketinden ayrılmışlardı. Sûfî terimi, Cüneyd ve halkasındakiler için kullanılmadan önce Mu'tezilî zâhidler için kullanılıyordu.
Sayfa 301 - Klasik·Kitabı okudu
Din
·
30 Gösterim
1 Yorum
Ama haddizatında sonuca bakmak lazım.
Önceki 4 yanıtı göster
Neticeler Allah'ın takdirine kalmıştır. Onun indinde yapılan hiç bir salih amel de küfre düşülmedikçe beyhude değildir. Siz davetçi bakış açısıyla baştan hükmünü verdiğiniz sonuçları önemsiyorsunuz anlaşılan. Bana kalırsa ezbere yazılmış tarihin gerçek tarafını bir nebze olsa dahi yakalamak bu gibi detay ve etkileşimlerden geçiyor.
4 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.