Anthony Burgess, beyin tümörü olduğunu öğrendikten sonra karısının geçimini sağlamak amacıyla 12 ay içinde altı tane roman yazmıştır.
Tümör teşhisinin yanlış olduğunu öğrendikten sonra da kitap yazmayı sürdürmüştür. Bu sayede dünyaca tanınan bir yazar haline gelen Anthony Burgess 50’den fazla roman ve kitap yazmıştır.
Özellikle 1962 yılında yazdığı Otomatik Portakal adlı romanı sayesinde oldukça büyük bir üne kavuşmuştur.
Anthony Burgess'in modern klasikler arasına giren romanından Stanley Kubrick'in 1971 yılında sinemaya aktardığı başyapıttır.
Alex çetesiyle birlikte işlemidik suç bırakmazlar ve çete içinde çıkan bir anlaşmazlık üzerine çete üyeleri Alex’i satarak yakalanmasına neden olurlar. Hasiphaneye düşen Alex’i devlet üzerinde çalıştığı bir beyin yıkama ve köleleştirme projesinde kobay olarak kullanılır. Bu proje kapsamında suçlular türlü işkenceler sonunda suçtan iğrenen bir hayvana dönüştürülürler.
Argonun, sokak jargonunun ve anarşizmin fazlasıyla ön planda olduğu bir kitap.