·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Mart 2021 23:29 Önce sevdirip sonra kendinden nefret ettiren bir kitap karakteri var karşımızda. İlk bölümlerde onu o kadar çok sevmiştim ki sevdiği kızı üzdüğünde ondan nefret etmiştim, ileride yaptığı bir günah yüzünden de benim için ölü bir karaktere dönüştü.
Kitap bir ressamın çok bilmiş bir dostu ile portresini çizdiği çok beğendiği Dorian'ı konuşması ile başlıyor. Ah be Basil, keşke hiç anlatmasaydın o dost dediğin şarlatana! Evet Henry benim için bir şeytan. Bu kitapta en nefret ettiğim karakter belki de Dorian değildir onu bir canavara dönüştüren Henry'dir. Her neyse Basil asla istemese de Dorian ve Henry tanışır ve İlk andan itibaren Henry Dorian'a, Dorian da Henry'e çekilir. Söylediği fikirleri beğenen Dorian zamanla Basil'den çok Henry ile vakit geçirir. Ah sevgili Basil çok saf ve temiz kalplisin keşke onları birbirinden uzak tutabilseydin bunların hiç biri olmazdı. Bu hikayede üzüldüğüm karakterlerin başında geliyor Basil, bunları hiç hak etmedin...
Bu tanışmadan sonra Dorian'ı portresi biter ve hepsi aşık olur, tıpatıp aynısı ve öyle güzel görünüyordur ki hepsi ağzı açık resmi seyreder ta ki evet yine Henry gençliğinin bu güzelliğinin sadece portrede kalacağını yakında yüzünün kırışacağını söyler. Bunun üzerine henüz reşit bile olmayan Dorian içten bir şekilde 'bütün kötülüğün, bütün çirkinliğin ve yaşlanmanın porterede ki yüzde olmasını onun ise hep şuan ki gibi güzel ve genç kalmasını' diler. Başına geleceklerden habersiz kurduğu bu dilek gerçekleşir. Yaptığı günahlar,geçen yıllar Dorian'a hiç uğramaz. Ama keşke uğrasaydı, keşke yüzün çirkinleşse için güzel kalsaydı Dorian. Yaptığı hatalar,günahlar İlk başta Henry'nin dediği gibi hoşuna gider ama sonradan bunların da acısını çeker...