O ne kaşıktı ne de çatal. Kaşık gibi yuvarlak, çatal gibi sivriydi fakat ikisi de değildi. Çok üzgündü, kendini dışlanmış hissediyordu. Kaşık ya da çatal gibi görünmeye çalıştı. İki türlü de eleştiriden kaçamadı. Sonunda çatal ve kaşığı kullanamayan bir pasaklı geldi. Kaşal artık pasaklının ellerindeydi.
Mutluydu.