Puan vermedi·208 syf.··
2021 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 22:08
Şiddet,taciz,tecavüz,ensest.Yaşamak bir yana okuması ve konuşması bile çok zor.Ama okumamız lazım, konuşmamız lazım... Karşı tarafın rızasına dayanmayan her cinsel ilişki tecavüzdür.Tecavüzün sebebi mağdurun çok alkol almış olması,mini etek giymesi,gece dışarı çıkmış olması veya bunun gibi toplum tarafından kadın özgürlüğünü kısıtlayıcı sebep gösterilmeye çalışılan şeyler değildir.Tecavüz, bazı eril insansıların kadın bedeni üzerinde her şeyi yapabilmeyi kendilerine hak görmelerinin,bu erkek egemen düzende kendilerini güç sahibi, kadınları ise nesne olarak görmelerinin sonucudur. Cinsel şiddetin sona ermesi için kendini değiştirmesi gereken kadınlar değil erkeklerdir.Ama ne yazık ki toplumda bu sorun kadınların suçuymuş gibi addediliyor.Ve daha da kötüsü bazı tecavüz mağdurları da bunu kabulleniyor. Yazarın bu konu hakkındaki düşüncesi ise şöyle:"Belki de kendini suçlamak her zaman içselleştirilmiş ataerkillikle ilgili değildir.Belki de bazen tüm olan biteni daha az korkutucu kılmanın dolambaçlı bir yoludur. Bunun gerçekdışı mantık olmasının pek önemi yok.17 yaşındayken eğer o tişörtü giymemiş olsaydın bunların başına gelmeyeceğini düşünmek,insanların canları istediği için senin canını yakabileceklerini ve senin de bununla ilgili hiçbir şey yapamayacağını düşünmekten daha kolay." Devamında ise elbette başkalarının mağduru suçlamasını doğru bulmadığını ancak “bunun benim başıma gelmesine izin vermezdim” diyen kadınlara daha merhametli bakmaya başladığını söylemiş. Buna katılmıyorum,hiçbir mağdur kendisini suçlamamalı.Hiçbir kadın da buna izin vermezdim diye konuşmamalı bence. Hiçbir şekilde suçlu biz değiliz,bunu içselleştirmemeliyiz. Mağdurların bu şekilde kendilerini suçlarken tecavüzü yargıya taşıyamamaları şaşırtıcı değil elbette.Karakol,savcılık,mahkeme süresince olayların nasıl ele alınacağı,failin ceza alıp alamayacağı korkusu da şikayeti zorlaştırıyor.Bunlara rağmen şikayette bulunabilen kadınların işi yine oldukça zor.Tecavüz sonrası polise veya savcılığa başvurmayla başlayan hukuki süreçte karşılaşılan önyargılar,sorgulamalar,suçlayıcı bakışlar… Hukuk düzeninde hakimlerden kanunların uygulayıcısı olmaları beklenirken,kişisel yargılarının yansıtılmasıyla hakimler nezdinde toplumsal cinsiyet normlarının yargılama sürecine dahil olması.. Yargılama sonucu faillerin bazen hiç bazense gereğinden az ceza almaları, mağdurların ise yaşamına o travmayla devam etmesi; birisinin evde yalnızken on dakikada bir kapının kilidini kontrol etmesi,birisinin tecavüz sırasında boynu sıkıldığı için boynuna senelerce atkı takamaması,bir başkasının belli bir renkte pantolon görünce korkudan ölecek gibi olması... Evet, bunları konuşmak gerçekten zor.Biraz da kendi ülkem adına konuşmak istiyorum. “Kadınla erkeği eşit konuma getirmek fıtrata terstir.” “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün,günahı ne?Anası ölsün” zihniyetindeki insanlar bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olmuş veya olmaktayken,televizyon dizilerindeki tecavüz sahnelerinin tekrarı youtube trendlerinde “zorla sahip oldu” başlığı altında yayınlanırken ne yazık ki "erkektir yapar" zihniyeti de değişemez. Okullarda verilen eğitimin niteliksizliği ortadayken cinsellik eğitiminin verilmesinden bahsetmek de olası değil.Kendi kendimizi geliştirmek zorundayız. Kitap yazar da dahil olmak üzere tecavüz mağdurlarının hikayelerinden oluşuyor,bu konuda bilinçlenmek için okunabilir bir kitap. (Dizi izlemeyi sevenler için de bu konuyla ilgili Unbelievable isimli bir mini dizi önermek istiyorum.Mağdurların yargıya başvurma sürecindeki yaşadığı zorlukların anlaşılması açısından faydalı olacağını düşünüyorum.)
Tecavüzü Konuşmamız LazımSohaila Abdulali · Mundi Yayınları · 201999 okunma
··
212 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.