·464 syf.····Okunma: 14 Mart 2021 14:11 Selamlar! Öngörü serisinin üçüncü kitabı ile karşınızdayım. Sezgi’den sonra kesinlikle çok güzeldi.
Kitabın konusu hakkında bir şey söylemeyeceğim çünkü ne dersem spoiler olur.
Yazar, bütün olayları bu kitaba saklamış resmen. Heyecanı bol bir kitap oldu. Serinin üç kitabı boyunca yazarın en sevdiğim özelliği bir olayı öyle uzattıkça uzatmaması, tadında ve yerinde bırakması oldu. Okurken boğmayan bir havası var.
Ben Gancanaghları çok sevdim. Birbirlerine olan bağlılıkları, krallarına olan saygınlıkları, kraliçelerine olan sevgileri harika. Bazı kitaplarda kötü karakter sevme huyum vardır ve bu huyumu çok seviyorum. Bu seride de melekleri değil de gancanaghları tercih ediyorum. Hele ki Brennus, perili kekim. Onu sevmemek elde değil.
Ana karakterimiz Evie’den nefret etmemek elde değil. Cidden yani ilk kitapta sevdiğim Bella gibi olmayan bir karakter dediğim kadın Bella gibi oldu. Nazarım mı değdi anlamadım ki. Şimdi size sinir olduğum yanlarını söyleyeceğim ve siz de eminim bana hak vereceksiniz. Birincisi, Evie’nin başına buyruk hareketlerinden nefret ettim. Sürekli bir kahramanlık peşinde. Yok ruh eşimi kurtarayım, meleğimin haberi olmasın, meleğime zarar gelmesin. Ruh eşim yaşasın ben yaşamasam da olur havasında resmen ve kendisi de dahil herkes zarar görüyor. Tabi bazı yerlerde bu durumda iyi oluyor hakkını yemiyim. İkincisi ise benim en çok nefret ettiğim özelliği. İlk başta meleği Reed’e aşık oldu, eyvallah. Sonrasında ruh eşi Russell ortaya çıktı. Ruh eşi ayağına onu da sevmeye başladı. En sonunda gitti bir de gancanaghların kralı Brennus’a aşık oldu. Kendisine harem kuracak sanırım kızımız. Bakalım serinin diğer iki kitabında kimlere aşık olacak. Çok merak ediyorum.
Serinin üç kitabına bakaraktan fantastik, melek temalı kitapları seviyorsanız tavsiye ederim. Ay bitmeden diğer kitaplarını da okuyup yorumunu gireceğim.