Hani bazı kitapları okurken ruhunuz huzur bulur, huşü içinde okursunuz ya işte öyle bir kitapla geldim bugün.
Yazarımız kitabı yazarken Hz. Mevlana'nın "çünkü yeni şeyler söylemek lazım" sözünden ilham alıyor. Aşkın kökenine inerek bizlere gerçek aşkı anlatmaya çalışıyor.
Hikayemizin başkarakteri Ferit aşık olur.
"Ferit; yüce bir sevgi ile doldurmuştu özünü."
Ve aşkı en temiz ve saf haliyle anlatmaya başlar. Hem kendi hikayesini hemde Ahi'nin hikayesini dinliyoruz Ferit'ten.
Daha kitabın başlarındayken bir haberle geliyor Ferit bizlere; Ahi ölmüş.
Bir yanda gönül sevdası bir yanda dost sevdası..
İlerleyen sayfalar da ise Ferit'in Ahi'ye yazdığı mektuplardan oluşuyor kitap.
Kitabın dili daha önce tasavvuf edebiyatı okumamış olanlara ağır gelebilir. Ben okurken zorlanmadım aksine huzur buldum.
Aşk ; yüreğe bakışlardan, nakışla dokunurmus
Sen bir bak ki alem baksın, bakış nasıl olurmuş
Kendini bulmak istiyorsan aynını, kendini görmek istiyorsan aynanı bul.
"Ölüm; bir kaçış değildir.
Bir çıkış değildir.
Ölüm; ölümsüzlüğün giriş kapısıdır."