Gönderi
Muhammed Tiryaki
Küllerin Günü'ü inceledi.
280 syf.
·
6/10 puan
Her zamanki gibi Grange'ın son çıkan romanını ilk gün alıp okuyup bitirdim ve çoğu zamanki gibi yine beğenmedim. Yazar, bu 15. romanında kendi janrına ait yeni olan hiçbir şey söylemiyor. Karanlığın unsurlarından biri olan tarikatlar evreninde kötülüğün ve akıl almaz suçların kol gezdiği ve bu muhafazakar güruhlara her zaman dikkat edilmesi gerektiği, dinin her zaman selam ve esenlik getirmeyeceği, çoğu zaman cinayetleri ve başka suçları da yanında taşıyacağı öğüdü Grange'ın her zaman kodladığı anlayışların başında geliyor. Bu nedenle bazı romanlarında ilk cinayetler kilisede işleniyor, ilk cesetler kutsal mekanlarda bulunuyor. Esenlik ve suçun çapraşık ve keskin ironisi. Ama yeni olan ne? Polisiye sınırları içinde kalarak hep aynı şeyleri tekrar edip kendi evrimini yakalayamayan bir yazar olmaktan Grange sıkılmadı mı? Dini cemaatlerin onulmaz zararlılığı onun kaleminde dünyanın dört bir yanından örneklerle yeterince ortaya kondu kanımca. Öte yandan anlatı, polisiye yönüyle ilk kez sıkıcıydı ve 280 sayfalık roman ancak 200. sayfalarda bir parça heyecan kazanabildi. Katile yönelik bir bulmaca kırıntı kadar. Grange'dan alıştığımız sürprizler ve göz alıcı teknik bilgiler ise zerreyle bile yok. Niemans-Ivana çiftinin evrimi de iki karakteri hikayenin iki köşesine attığı için gelişmeye müsait değil. Yine de Grange bu çifti sevmiş görünüyor ve 4. Niemans romanında Ivana'yla 3. kez karşılaşacak olmamız sürpriz olmayacak. Grange sürprizli bir yazar olma hüvviyetini her açıdan kaybetti.
Küllerin Günü
OKUYACAKLARIMA EKLE
19
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.