·184 syf.····Okunma: 21 Mart 2021 18:35 İçeriğini çok merak ettiğim bir kitaptı. Büyük bir keyifle okudum. Kapak fotoğrafının güzelliğine değinmesem olmaz. Dışıyla da içiyle de beni dinlendiren bir kitaptı kesinlikle.
İçerikten biraz bahsetmek istiyorum.
Kitabımız bir karakter tanıma rehberi.
İşe öncelikle kendimizi tanıyarak başlamalıyız. Herkesi bir kenara bırakalım. Sen kimsin, ben kimim? Gerçekten kendimizi tanıyor muyuz? Kendimize dürüst olalım. Nasıl bir mizaca sahibiz? Dışardan insanlar tarafından nasıl görülüyoruz?
Kendimizde eleştirdiğimiz yönlerimiz var mı?
Kendimizi beğeniyor muyuz? Kırılgan mıyız, çok mu iyimseriz, çok mu gerginiz, çok mu geçimsiziz..
‘Nasıl bir insanım yahu ben’ diye sorduk mu kendimize. Hep etrafı izliyoruz, farklı karakterlerle iletişim halindeyiz. İletişim kurduğumuz insanları tanımaya çalışıyor ve kendimizle uyumlu olup olmadığına bakıyoruz. Gözlemlerimiz neticesinde yola devam edip etmeyeceğimize karar veriyoruz. Ama bir aynaya bakalım. Konu bugün biziz.
İnsanlarla sağlıklı bir iletişim kurmanın temel yolu öncelikle kendimizi tanımaktan geçiyor. İhtiyaçlarımızı, zaaflarımızı, isteklerimizi, ilgilerimizi bilmeden iletişim kurmamız ve günlük yaşamımızı idame ettirmemiz çok zordur.
“Ben neden böyle bir insanım?” diye sorduk mu kendimize acaba. Kendimizde sevmediğimiz bir olumsuz özelliğimizi gördüğümüzde ya da bir başarısızlığı tattığımızda faturayı kendimize kesebiliyoruz ancak bunun sebepleri üzerine düşünüp kendimizi düzeltmek için çaba gösteriyor muyuz bu çok önemli.
İkili ilişkilerimizde mevcut mizacımıza göre kırabiliyoruz, zarar verebiliyoruz ya da incinen zarar gören taraf biz olabiliyoruz.
Mesleğimiz yaşamımızın kalitesi için çok önemli ama seçtiğimiz ya da seçeceğimiz mesleğimiz için gerçekten uygun bir mizaca sahip miyiz? Sorulacak birçok soru var. Cevabı merak edeceğinizi tahmin edebiliyorum.
Genelde başka insanları tanımak daha cazip gelebilir ama kendimizi tanımanın daha elzem olduğunu düşünüyorum.
Kitabımız öncelikle mevcut dört karakterden bahsediyor.
Hava- Toprak- Ateş ve Su grubu.
Grupları okurken bir grup için kesinlikle ben diyebilir, yazarımızın sizi anlattığını düşünebilirsiniz. Kendinizi tam tespit etmişken başka bir gruptan da bir özellik taşıdığınızı görebilir ‘haydaaaa’ nidalarıyla ‘yahu ben hangi gruptanım şimdi’ diye ikilem yaşayabilirsiniz. Ya da anlatılan kişi yakından tanıdığınız biri olabilir. Zihninizde isimler canlanabilir.
İsmi geçen kişi sevmediğiniz biri olabilir. Ya da dostunuz, kardeşiniz, sevdiğiniz olabilir. Onları da tam olarak tanımadığınızı düşünebilirsiniz. Tanımak için dikkatinizi vererek okursunuz.
Yazarımız karakterleri tanıttıktan sonra diğer karakterlerle olan uyumlardan bahsediyor ve en son bir karakter testi ile kitabı bitiriyor. Ben sondan başladım. :) Önce kimim ben sorusuna cevap buldum ardından detaylara gömüldüm. Ben çok eğlenerek okudum. Kendimi daha yakından tanıma fırsatı buldum ve ikili ilişkilerde mizacım gereği dikkat etmem gereken noktaların farkına vardım. Özellikle şu noktaya değinmek isterim. Dünya bizim aynamız. Her olay karşısında sergilediğimiz davranışımız ve karşılaştığımız kişilerle olan iletişimlerimizin kalitesi biz farketmesek de bizim duygu ve düşüncelerimizin imzasını taşıyor. Mizacımız ne kadar dengeliyse hayatımız ve ilişkilerimiz de o kadar sağlıklı oluyor. Zamanla pişiyor daha olgun tavırlar sergiliyoruz ancak yara alarak bu seviyeye ulaşıyoruz. Biraz erken müdahale edersek daha mutlu ve huzurlu olacağımıza eminim.
“Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir.
O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.” Halil Cibran