Gönderi

" Bilinmelidir ki Paşa! Kuran-ı Kerim'i Arapça tilavet etmekten nasıl vaz geçmezsem, devletimin toprakları üzerinde Türkçe konuşulmasından da öyle vaz geçmem. Türk dilinden başkasını da kabul etmem. Böyle bir maddenin yer aldığı bir anayasayı bana getirmeyiniz." Abdülhamid'in Midhat Paşa'ya cevabı.
Tarih
·
6 Gösterim
1 Yorum
Yazar bu konuşmanın kaynaģını belirtmiş mi bilmiyorum ama bana biraz kurgu gibi geldi. Bizzat II.Abdülhamid sürgün edildiği zaman Selanik'te doktoru Atıf Bey'e şu itirafta bulunuyor, Arapça'yı resmi dil yapacaktım sadrazam Said Paşa'nın (Küçük Said Paşa) itirazı sonucu vazgeçtim.
Önceki 1 yanıtı göster
Arapça'nın resmi dil olarak kabul edilmesi olayı sanırım 1880li yıllarda oluyor. Henüz o zamanlar Arap coğrafyasında milliyetçi bir hareketlenme güçlü bir şekilde yok. Türkçe'ye de muhakkak değer vermiştir. Arapları devlete ısındırmak için resmi dili Arapça yapmak pek mantıklı gelmiyor bana. Bunu Arapça'nın zengin bir dil olmasından dolayı dile getiriyor.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.