Selamlarr güzel okurlar.
Geçmişle gelecek arasında gidip gelen muhteşem bir eserle geldim. Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve yazarın diline, üslubun akıcılığına bayılıyorum. Bu tarz kitapları çok sık okumama rağmen asla beni sıkmıyor ve her seferinde daha bir hayran kalıyorum.
Açıkçası ilk 40-50 sayfasını okurken biraz sıkıldım ama sonraki sayfalarda özellikle 100. sayfalarından sonra olan her sayfada kalbim güm gümdü. Okurken bir yandan kalbimle savaş verdim heyecan yapma diye. Özellikle Jasper'den kaçış ve Kor Adasında yangınların arasından kaçış sahnelerini ben yaşadım resmen
Şimdi ne olacak, sonrasında ne olacak diyerek hızlı bir şekilde kitabı okudum. O kadar sürükleyiciydi ki yine büyülendim. Fakat bu yorumu yazabilmek için sayfaları tekrar karıştırdığımda sinirlerimin bozulduğunu hissettim. Bu kitabı asla ikinci kez okuyamazsınız arkadaşlar.
Kitabın konusuna gelecek olursam,
Geçmişte Tilly ve günümüzde Nina kitabın ana karakterleri.
1800'lü yıllarda yaşayan canım Tilly hayal gibi bir evlilik yaptığını düşünürken yaşayacakları olaylarla evliliğinin tam bir kâbus olduğuna karar verir. Bu evliliğin güzel Tilly'mizden neler aldığını, onu ne hale dönüştürdüğünü ve hayatında ne gibi değişikliklere yol açtığını adım adım, siniriniz bozularak görecek, yaşayacaksınız.
Şunu söylemeden edemeyeceğim Jasper, Chantelle ve Hettie üçünüzden iğreniyorum. İğrenç mahlukatlar, Allah belanızı versin. O kadar sayıp sövdüm ki başka hiçbir kitap karakterinden bu kadar nefret etmedim. Hatta hayatımda kimseden bu kadar nefret etmedim.
2012 yılında yaşayan yani kitabın günümüz kısmındaki karakterimiz de Uluslararası Çok Satan Yazarı Nina'dır. Nina kafasını toparlamak ve bir türlü yazamadığı kitabını bitirmek için büyük büyükannesinden kalma malikanesine gelir ve duvarların arasında saklı olan büyük gizemi çözer. Ayrıca kendini bir aşkın içerisinde bulur.
...
"Dediklerine göre Matthew Flinders bölgeyi ilk keşfettiğinde bütün adalara Yeşil Ada adını vermiş. Birinci Yeşil Ada, İkinci Yeşil Ada gibi... Ama bu ada o sırada alev alev yanmaktaymış. Flinders, adanın uzaktan bakınca karanlık denizde parlayan bir kor gibi göründüğünü yazmış."