·352 syf.····Okunma: 10 Mayıs 2019 22:23 Son 4 kitap kahramanlarımızın Lords of Chaos isimli sapkın bir grubun faaliyetlerine son verme çabalarını içeriyor. Duke of Pleasure'da yaptığım bir cümleyi burada da söyleyeceğim. Seri 10. kitap olan Duke of Sin'de bitmeliymiş. Nasıl olsa Valentine organizasyonu çökertmişti. Gerçi Alf'e kitap yazmasını anlarım, serinin 5. kitabından beri hikayenin içindeydi. Ama Iris and Raphael? İkisini sevsem de maçın bitimine doğru oyuna giren futbolcular gibiydiler. Yani bu iki karakteri sadece bundan bir kitap öncesi gördük. Yazar ya yaptığı sözleşmeden dolayı ya da bu ikili son dakika fikri olarak ortaya çıkarak seriye noktayı koymuş oldu.
Duke of Sin ile beraber serinin en karanlık kitaplarından biriydi. Çoğu kişi Lords of Chaos'un yaptığı pislikleri okumaktan tiksindiği için kitaba düşük puan vermiş ama bu kısımlar bana batmadı. Ne kadar pislik olduklarını adlarını duyduğumuz ilk andan beri biliyoruz. Kitabın sonuna doğru yaptıkları katliam kanımı dondurdu. Çoğu yazar böyle bir durumda kişileri öldürmek yerine yaralamayı seçerdi ama Hoyt'un tersini uygulamasını sevdim.
Iris'in geçen kitapta ne kadar güçlü bir karakter olduğuna bolca şahit olmuştum. Aynı döngüyü daha da güçlenerek ve mücadele ederek sürdürmesi kitabın artı yönlerinden biriydi.
İkilinin ilişki gelişiminin süreci bana yazarın kitaplarından biri olan To Desire a Devil'i hatırlattı. Raphael de taşıdığı ön yargılar ve söz dinlememezlik açısından Reynaud'a oldukça benziyordu. Fakat Raphael'in "Ben babam gibiyim." yakınmaları bir yerden sonra canımı sıktı. Kendisi pekala onun gibi olmadığının farkında ama kıza açılmaktan korktuğu ve mutluluğa inanmadığı için sürekli bu bahaneye sığınması hoş değildi.
Açıkçası serinin son kitabında şu zamana gördüğümüz bütün karakterleri bir arada görmeyi isterdim. Lords of Chaos olmasa bu kitabın seriyle ne alakası var diyebileceğim bir kitap olmuş. Keşke Hoyt Lords of Chaos'u ayrı bir seri veya Maiden Lane'in yan serisi olarak ele alsaymış. O zaman kitaba puanım çok daha yüksek olurdu.
Yine de 12 kitap boyunca hele de historical türünde yüksek bir başarı elde etmek herkesin harcı değildir. Hoyt iyi ki de bu güzel seriyi bizlerle buluşturdu. Darısı diğer serilerine diyelim.