Puan vermedi·352 syf.····Okunma: 26 Mart 2021 15:15 George Orwell, distopya oluşturma konusunda belki de dünyada bir numaradır. Bu konuda başarısı yadsınamaz.
1984 romanının içeriğine dair bir inceleme yapmak gibi düşüncem yok ama çevirmen Celal Üster’in dili yani çeviri sırasında kullandığı kelimeler dikkatimi çekti ve bu konuda birkaç örnekten bahsetmek istiyorum.
Türkiye’de dil konusu her zaman tartışma konusu olmuştur ve günümüzde de olmaya devam etmektedir. Hatta geçmişte durum öyle noktalara varmıştır ki insanların kullandıkları kelimelerden ideolojik görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Benim amacım tabii ki böyle bir şey değil baştan belirtmek istiyorum.
Çevirmenin roman boyunca kullandığı bazı kelimeler şöyle, “ayırdında olmak’ ayrıksı, yılgı, ürkünç, tecimsel, dinlence, duyumsamak, handiyse” bu kelimelerden özellikle bazıları, dil tartışmalarının ayyuka çıktığı zamanlarda Türkçe dil bilgisi kurallarına göre kelime üretmeye çalışan grubun meyveleri olan kelimelerdir. Burda belirtilen kelimelerin günümüz Türkçesinde yaygın biçimde kullanılan ve daha tanınır karşılıkları olduklarını belirtmeme gerek yoktur sanırım. Yazarın bu örneklerde Türkçenin de Türkçesi kelimeleri özellikle seçmeye çalıştığı halde, “İnsanoğlu” sözcüğü yerine “Benîadem” kelimesini kullanması okuru düşünmeye ve nedenini sorgulamaya yönlendiriyor. Bir yerde Türkçe olarak üretilen kelimelerin kullanılması tercih ediliyor; bir yerde Türkçede daha yaygın kullanımı olan kelime yerine geçmiş zaman metinlerinde kullanılan günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bir kelime tercih ediliyor. Çevirmenin neden böyle bir dil ikircikliği yaptığı hakkında açıkçası net olarak fikrim yok ama 1984 romanının önemli bir motifi olan “yenisöylem” dilini oluşturma çabası romanda önemli bir yer tutuyor. Acaba yazar böyle bir dil kullanarak ‘’yenisöylem’’ mevzuna bir selam mı göndermek istiyor bu konuda kafa yormak gerekebilir.