Medeniyet içinde, insanın maddeye olan bağımlılığı mütemadiyen artış göstermektedir. Kadın, erkek, çocuk her bir Amerikalının yılda 18 ton malzeme kullandığı araştırmalarla ortaya konulmuştur. Medeniyet, sürekli yeni ihtiyaçlar yaratarak, üstelik gereksiz ve fazlalık olan şeylere karşı ihtiyaç geliştirerek, insan ve doğa arasındaki madde alışverişini yoğunlaştırmak, haricî hayatı dâhilî hayatın zararına teşvik etmek gayesindedir. “Sahip olmak için üretmek, israf etmek için sahip olmak” medeniyetin doğasında bu vardır.
Diğer taraftan, her kültür -kültürün dinî mahiyeti de buradadır- insan ihtiyaçlarının sayısının, en azından onların tatmin derecesinin azaltılmasını ve bu suretle insanın iç özgürlüğünün artırılmasını amaçlar. Budizmin “arzuları yok edin” ilkesi karşısında, medeniyet, adeta ters bir mantığın yasalarına uyarak, tam aksi bir düstur edinecektir: "Durmadan yeni arzular yaratın."4