Puan vermedi·110 syf.····Okunma: 11 Nisan 2021 22:24 "Yalnız kalmadan hakiki mutluluğu bulmak mümkün değildi." der Anton Çehov eserinde. Ne mutlu ki bizim de Noctambulist Readers kulübü olarak, birlikte yalnız kalma fırsatı yakalayacağımız ilk kitap, yazarın “ Altıncı Koğuş”u olacak.
Büyük usta Çehov’un eserlerinden “Altıncı Koğuş”, ilk yayınlandığı andan itibaren muazzam bir etki yaratmıştır. Olaylar, akıl hastalarının kapatıldığı bir taşra hastanesinin koğuşunda seyreder. Çarlık Rusyası’nın bir alegorisi olarak değerlendirilir bu eser. Lenin, Altıncı Koğuşu okuduktan sonra “Kendimi adeta o koğuşa kapatılmış gibi hissettim” der. Kendini devrimci yapan unsurun bu hikaye olduğunu da dile getirmiştir.
Felsefi tartışmalar etrafında dönen eser, hırsızlık ve adaletsizliğe göz yuman aydınlara karşı çarpıcı eleştiriler içerir. Bir tartışma şeklinde ilerlediğini söyleyebileceğimiz hikayede, bir tarafta entelektüellik seviyesi yüksek bir akıl hastası varken diğer tarafta koğuşun içinde hapsolmanın veya dışarda özgürce yaşamanın bir öneminin olmadığını, zira acı çekmenin insanın zihnine mahsus olduğunu savunan bir hekim vardır.Eserinde merak uyandıran bir konuyu felsefeyle harmanlayan Çehov'un Altıncı Koğuş kitabı etkisinden çıkılamayacak bir kitap gibi görünüyor.