Roman ilerledikçe dilime gelen şu cümleden kendimi alamadım. "Herkes kendi cennetini, kendi ruhunda bulur." Bu düşünce bütün hikayelerde beni sürekli yoklayarak romanı benimle bitirdi. Günlerce Mori ve Dicle'nin hazin kavuşma sahnesini düşündüm. başka bir son mümkün değil miydi? Doğrusunu söylemek gerekirse onlarca son ben yazdım.