Gönderi

Büyük Millet Meclisi'ne gittiklerinde İsmail Fazıl Paşa'nın (Ali Fuat Cebesoy'un babası) adı kapıların saygıyla açılmasını sağlar. Büyük bir salona alınırlar. İsmail Fazıl Paşa bir grupla konuşmakta olan Mustafa Kemal Paşa'ya tanıştıracağı genç şairlerin geldiğini söyler. Mustafa Kemal Paşa gruptan ayrılarak onlara doğru yürür. Salonun ortasında buluşurlar. Mustafa Kemal'in elini sıkarlar. Paşa hiçbir girişe gerek duymadan onlara bazı genç şairlerin yaptığı gibi mevzusuz şiir yazmamalarını, gayeli şiirler yazmalarını öğütler. O sırada gelen bir telgraf konuşmanın kısa kesilmesine neden olur. Nâzım Hikmet yıllar sonra Sarışın bir kurda benziyordu Mavi gözleri çakmak çakmaktı Dizeleriyle tarif edeceği Mustafa Kemal Paşa'yı yakından görmüş, elini sıkmıştır.
··
76 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ya okurken çok tuhaf hissediyorum sizde de oluyor mu bilmiyorum ama okumaya devam etsem ağlayacakmışım gibi iyi ki paylaştınız bunu bizimle:)
Koray Kayan
Gönderi Sahibi
Düşünce yapımızı bu kadar derinden etkileyen insanların anılarını okudukça duygulanmamız gayet doğal, ister istemez kendimizi yerine koyup biz yaşamış gibi oluyoruz. Nâzım Hikmet'in de bunu yaşarken henüz 19 yaşında olması da bu hissi güçlendiriyor tabii :)