"Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; hepimiz ya doğruca Cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete -özetle; şu an içinde bulunduğumuz döneme öyle benzer bir dönemdi ki dönemin, sesi en çok çıkan otoriteleri bugünler hakkında -olumlu anlamda da, olumsuz anlamda da- ancak ve ancak "en" sözcüğü kullanılarak konuşulabileceğini iddia ediyorlardı." İlk paragrafı bu olan bir kitap hakkında kötü bir şey düşünebilir misiniz?
Aslında kitaptan bağımsız değerlendirildiğinde içinde yaşadığımız her an için bunu düşünmek yanlış olmaz. Hayır, "carpe diem" değil ama içinde bulunduğumuz her an, o anı ilk defa deneyimlediğimizden dolayı bize çok özel gelir. Bu "çok özel" olma durumunu her şeye çekebilirsiniz. Elinizin kolunuzun bağlı olduğunu ya da her şeyin sizin elinizde olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü içinde bulunduğunuz an henüz kurumamış bir kil gibidir, ona şekil vermek kolaydır. Ama gelecekte o anı o şekilde deneyimleyemeceksiniz. Gelecekte o an hakkında bambaşka fikirleriniz ve muhtemelen net yargılarınız olacak.
Kitaba dönersem, okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu döyleyebilrim. Bir kere dönem çok iyi yansıtılmış, kurgu güzel. Karakterler güçlü. Ve öğretici...
Nasıl dostlar edinmeniz gerektiğini, nasıl aşık olmanız gerektiğini ve en önemlisi inandığınız şeylerin peşinden nasıl gitmeniz gerektiğini kitap bize gösteriyor.
Bu kitap hakkında "keşke hafızamdan silip tekrar aynı heyecanla okuyabilsem" diyorum.