Biraz gotik edebiyat ama çokça kadın edebiyatı ögeleri barındıran bir kitap Rebecca kadının aşkı arayışı,dayatmalar karşısındaki duruşu farklı iki uç örnek üzerinden ustalıkla işlenmiş.
Kitap 1938 ulusal kitap en iyi kurgu ödülünü almış peki bu muhteşem kurguya bir de birlikte bakalım;
Maximilian De Winter Monte Carlo'da tatil yapmaktadır.Sosyete camiasından seçkin insanların olduğu bir gruba dahildir ve bilirsiniz o grupta herkes herkesi tanır.
İngiltere'de Manderley isimli soylu ailesinden kalan malikâne de yaşamını sürdürmekte olan bu orta yaşlı adam bir yıl önce eşini elim bir kazada kaybetmiştir.
Kitabın anlatıcısı ise aynı otelde Bayan Von Hopper isimli yine "sosyeteden"bir kadının bakıcılığını yapan genç bir kızdır.Von Hopper gribe yakalanınca 10 gün otel odasında istirahat etmesi gerekir ve bu süre zarfında Maximilian ile anlatıcımız(ismi kitapta açık bir şekilde verilmiyor)
yakınlaşır ve evlenmeye karar verirler.Kız kuşkusuz adama aşık olmuştur ama adamın kızı ne kadar sevdiği şüpheli.
Kahramanımız Manderley gelini olmuştur artık ama evliliği süresince bir noktaya kadar kocasının eski karısının hatırlarıyla mücadele etmek zorunda kalır.O nokta neresi mi ?Olayların tam da düğümlendiği nokta.
Betimlemeleriyle nefes kesici,ağızda acı çikolata tadı bırakan bu romanı muhakkak okumalısınız.