Zikr-i ilâhîden istifade ve istifaza ile hâsıl olan muhabbetullah, sâdât-ı kirâmın vesilesi ile bir cezbe-i atiyye-i ilâhî olarak müridanın kalbine ilkâ edilir. Bu muhabbetin harâreti, bütün vücudu ihata ederek, latife-i rabbâniyyeyi ihtizaza getirir. Bu suretle imanın şuâsı, letâiflere bir şems-i tâban gibi tulû eder. Hatm-i hâcegânın bereketiyle imânın halavet ve muhabbeti; hem kalbe, hem ruha, hem sırra hem de sair letâife-i rabbâniyyeye in'ikas eder, öylesine kavileşir ki âdeta şeytanın yed-i habisanesi o yerlere temerküz edemez.
Sayfa 13