...
Merdivenlerden üst kata çıktım, oturup babamın işini bitirip kapıyı açmasını beklemeye koyuldum. Çok uzun sürmedi, ama o kadar heyecanlıydım ki bana bir hafta gibi geldi. Sonunda kapıyı açtı, beklememi işaret etti. Gidip telefona baktı, bir randevuyu kaydetti. Sonra beni çağırıp bir yere oturttu, kitap listesini aldı. Ağır ağır hesap yaptı, gözlüğünü çıkarıp soğuk soğuk yüzüme baktı.

“Bu kitapların fiyatı kadar etmezsin. Peki. Evde parayı veririm.”
...
“Ya sen, sen ne yaptın Zezé?”
...
“Ne olsun. İçim buz kesmişti. Elimde listeyle çıktım gittim, sanki bütün o kitaplar kocaman, madenî paralar kadar ağırlaşmıştı. Aklımdan geçen şuydu: Oğlu olsaydım benimle böyle konuşmazdı.”
...