Puan vermedi·512 syf.····Okunma: 17 Nisan 2021 12:02 Yitirilen Cennet (Paradise Regained) Kitap ilk 1667, sonra ilavelerle 1674 yılında basılmış. (17. Yüzyıl)
Milton dindar bir teolog, şair, ozan olarak tanımlanır. Milton kurmacasında yeryüzü, Güneş, Ay ve yıldızların bulunduğu alem sonradan yaratılır.
İlk insanlar olan Adem ve Havva, Aden bahçesindeki Firdevs'e yerleştirilmiştir. Türkçe karşılığı Firdevs olan Paradise, cennet ya da cennet benzeri bir yer anlamına da geliyor.
Yitirilen Cennet, Tanrı'ya isyan ederek onunla savaşa tutuşan, sonradan Şeytan adını alacak Başmelek Lucifer ve onun isyanına katılmış olan meleklerin atıldığı Cehennem çukurunda başlar.
Bu şiir uyaksız epik vezinle yazılmıştır, tıpkı Homeros'un Yunanca, Vergilius'un Latince eserleri gibi. Metnin Temel çevrisi yaklaşık iki yıl, redaksiyonu ise yaklaşık yedi ay sürmüştür. Çevirmen: Yiğit Yavuz.
Tanrı Adem'i yarattı ve onu Aden'deki Firdevs bahçesine yerleştidi ve Firdevs'te Yasak Ağaca dokunmamasını buyurmuş o ve soyundan gelenlere. Hayrın ve şerrin bilgisini taşıyan: "Teminatı olarak senin itaatkarlık ve imanının, diktim onu. Bahçenin ortasına, Yaşam Ağacı'nın yanına. Seni uyardığımı hatırla, onu tatmaktan sakın; Ondan yediğin gün, biricik buyruğumu Çiğnediğin vakit, ölmen kaçınılmazdır; O günden itibaren fani olursun Ve bu mesut halini kaybedip, Sürgün edilirsin bir elem ve keder alemine.
Tanrı sonra Adem'in yalnızlığını gidermek için onun kaburgasından Havva'yı yarattı.
Havva:
...Uzattı o şer anında Temkinsiz elini meyveye doğru, Kopardı, yedi.
Yeryüzü bu yarayı hissetti
Ve Tabiat oturduğu yerden ah ederek Tekmil işlerinin arasında,
Her şeyin yitirildiğine dair
Elem işaretleri verdi.
Suçlu yılan Gerisin geri çekildi çalılara İyiden iyiye, çünkü
Havva şimdi Ağzındaki lezzete dalmıştı tamamen;
Başka hiçbir şeyi gördüğü yoktu.
Tattığı hiçbir meyvede yok gibiydi Böylesi lezzet; bu belki doğruydu....
Adem, duyar duymaz Havva'nın işlediği ölümcül günahı,
Dönmüştü şaşkına; kaskatı kesilmişti Korku içinde, damarlarında dehşein Soğukluğu akıyor, eli ayağı tutmuyordu. Suskun, benzi atmış halde durdu, nihayet konuşarak
Önce kendi kendine, içindeki sessizliği bozdu.
"Ey yaratılmışların en latifi, sonuncusu ve en iyisi
Tanrı'nın eserlerinin, görülmesi ya da düşünülmesi
Mümkün olan her şeyin üzerinde,
En kutsal, en ilahi, en iyi,
En canayakın ve tatlı yaratık;
Nasıl kayboldun böyle, nasıl birdenbire Kayboldun, bozuldun, kirlendin
Ve artık ölüme mahkum ettin kendini? Nasıl razı oldun kesin emri çiğnemeye, Yasaklanmış kutsal meyveye el sürmeye!
Aldatmış seni düşmanın henüz bilmediğim Lanetli bir hilesi; yalnız seni değil
Beni de mahvetmiş, zira elbette kararım Ölmektir seninle birlikte.
Nasıl yaşarım sensiz....