Muhtemelen birçoğunuzun tanıdığı kadın; Neslican Tay. Namıdiğer “Demir Kadın”.
“Belki kaybedeceğim ama savaşırken kaybedeceğim!” Bu cümleyle tanıyoruz onu, ama bu cümlenin ardında yatan gerçekleri de öğreniyoruz kendi yazdığı satırlarda.
19 yaşına birkaç gün kala hastalığını öğrenme süreci ile başlayıp tüm samimiyetiyle ve tüm gerçekleriyle yazmış her şeyi. Ailesiyle ilişkisi, onların verdiği destek, beraber ağlayıp beraber gülmeleri..
Kanserle mücadelenin, bir karakterin diziden ayrılması için iki bölüm oynanması kadar kolay olmadığını, karakterin diziden ayrılması için mecburi olarak ölmesinin gerçek hastaları ne kadar negatif etkilediğini ve daha birçok gerçeği anlatmış. Tam üç kez yakalandığı kanser hastalığını, her seferinde daha da güçlenerek ringe davet etmiş. Yaşamak uğruna bir daha çocuk sahibi olamayacağından korksa da, bacağını feda etse de, asla tükenmeyen umuduyla ayakta kaldı o ringde. Çünkü umudu biterse yaşama hevesi, yaşama hevesi biterse de savaşacak gücü biterdi. Ama o kazanmayı seçti ve bu uğurda savaştı.
Neslican sadece hastalara değil, yaşama hevesini kaybetmiş herkese ilham verdi. Hayallerini gerçekleştirmek için iyileşmeyi bekledi. İki yıl boyunca hiç pes etmeden kanserle mücadele etti. Hastalıkla ringde savaşırken bir yandan da eğitimine devam etmek için sınava girdi ve istediği bölümü kazandı. Psikoloji bölümü öğrencisi olan Neslican, henüz mezun olamadan hepimize ders vermeyi başardı. Kendisi umudu, yaşam sevinci ve inadıyla, başta kanser hastaları olmak üzere hepimize umut oldu.
İncelemeyi Teoman’ın “Çoban Yıldızı” şarkısını bırakarak noktalıyorum.
youtu.be/BaRLonlJDOI
Sen benle kal
Çoban yıldızı
Hep benle kal
Zamanın varsa
Keşke hep bizimle kalabilseydin Neslican, mekanın cennet olsun..
Yaşım 19Neslican Tay · Doğan Novus Yayınları · 2020448 okunma