Gönderi

8/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 07:49
İkinci Dünya Savaşı yıllarında işgal edilmiş küçük bir kasabada (belki de köy) yaşayan küçük insanlar. Bildiğimiz standartların dışında ikiz iki kardeş. (İkiz iki kardeş doğru bir yazım oldu mu bilemedim) Öyle çocuklar ki; bilmedikleri bir yabancı dili bir haftada öğrenebilen tipler desem herhalde anlaşılabilir olacaktır. Ve bu iki "süper" çocuğa güya bakan farklı bir anneanne. (Kocasını zehirleyerek öldürdüğü söyleniyor, torunlarına "itoğluitler" diyen, hiç yıkanmayan, varlık içinde yokluk yaşayan yaşlı bir acuze) Ülkeyi işgal etmiş güçler (muhtemelen Naziler) gittikten sonra yeni efendiler (Stalin Rusyası) geliyor. Macaristan'da olduğumuzu anlıyoruz. (Doğu Almanya'da olabilir. Köyün az ilerisinde sınır var ve ötesi "diğer ülke" O dönemde bu vasıfta çok ülke vardı) Üç kitap birleştirilmiş ve tek olarak basılmış. Zaten okuduktan sonra bu üç roman tek romana bile indirgenebilirmiş diyorsunuz. İlk kitap ikizler üzerinden yürüyor ve ikinci kitapta bir ayrılık yaşanıyor. (Bunu belirtmenin sürprizkaçıran olduğunu düşünmüyorum.) İkizlerin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini hatta biri diğerinin tamamlayıcı diğer yarısıymış gibi olduğunu kabul edersek -ki fazlasıyla öyleler- yaşanan bu ayrılığın yarattığı travma daha iyi anlaşılacaktır. Üçüncü kitapta işler birden karışıyor. Hangisi diğeri işin içinden çıkamıyorsunuz. Ya da ortada bir ikiz yok, çift kişilikli tek bir kişi mi vardı ikilemi yaşıyorsunuz. Hatta ilk iki kitaba dönme-dönmeme çelişkisi yaşamaya başlıyorsunuz. Kitabın arka kapağındaki "savaş, yıkım, göçmenlik, kimlik, insanlık ve yazmak üzerine tüyler ürpertici bir üçleme..." cümlesine ekleyeceklerim olacak. Öncelikle satır aralarında eşcinsellik, oğlancılık, ensest ile ilgili gözlem ve tespitler var. Bu bu özellikleri taşıyan figürler var; örneğin işgalci subay gibi... Merhamet, paylaşmak, vicdan ve diğer insanı insan yapan özellikler de bazı figürler aracılığı ile anlatılmış. Yazarı ne yazık ki geç tanımışım. Yayınlanan diğer kitabı "Dün" de okuma sıramda idi ve dün okudum, incelemesini henüz yazmadım. Başka kitapları da var ama dilimize umarım çevrilir ve basılır. (Yapı Kredi Yayınları'ndan bir güzellik bekliyoruz) Etkilenmemenin mümkün olmadığı, kolay okunan ama çok iz bırakan bir roman okuduğumu düşünüyorum. Bir kaç kez daha okuyabilir, üzerinde saatlerce konuşabilir, kafa yorabilir, tartışabilirim. İşte öyle bir kitap, öyle çarpıcı bir hikaye.
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,4bin okunma
·
298 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Macar Edebiyatını ben çok sevdim ve bu kitabı da listeme ekledim, teşekkürler.
👏👏👏🍀