Puan vermedi·360 syf.····Okunma: 19 Nisan 2021 04:55 Bir yasa düşünün ki sokakta yaşayan, zorla dilendirilen tek bir çocuk bırakmamış. Hepsinin devlet tarafından ince ince özenle işlenmiş birer hazine olmasına neden olmuş, çok güzel yerlere gelmelerini sağlamış.
Sizce de harika bir yasa olmaz mıydı?
Belgin yetimhanede büyümüş bir kız çocuğu iken oradan ayrılıp kendi yuvasını kurar. Ama hiç de istediği gibi olmaz. Yuva diyeceği yer, kocası Tahsin yüzünden kendisi ve oğluna bir cehennem olur. Pisliğin teki olan Tahsin'in Belgin'i duvardan duvara atıp öldürmesi üzerine 6 yaşındaki Kerim, ne yazık ki annesini kara toprağa, babasını ise hapishaneye yollar. Kerim'in yalnız kalması üzerine komşusu sahip çıkmak ister. Ancak amcası Turgut bu durumu kabul etmez. Kerim'i kendi evine alıp kendi çocukları Muzo,Vedat ve Aslı'yı nasıl dilendiriyorsa onu da dilendirir. Vicdandan, merhametten yoksun olan bu iki adamı okurken kanım resmen çekildi. Kitap başında sinir krizleri geçirdim.
O dönemde devlet yeni bir yasa çıkarmış, sokakta yaşayan dilendiren ne kadar çocuk varsa hepsini Devlet Çocuk Vadisi adında bir yerde topluyor ve çok güzel eğitimler verip iyi yerlere gelmeleri için özenle işliyor. Turgut gelecek olan paranın suyunun çekileceği endişesiyle çocuklara bu durumu öyle korkunç anlatıyor ki, bu küçük çocuklar polise sığınacakları yerde onlardan kaçıyorlar. Bir gün böyle hep beraber dilenirken polislerin onları yakalamaya çalışması üzerine kaçma girişiminde bulunuyorlar ve ne yazık ki Muzo, bir arabanın altında kalarak hayattan ayrılıyor. Yakalanan Vedat ve Aslı Devlet Çocuk Vadisine götürülüyor Kerim ise kaçıp amcasının yanına dönüyor. Fakat dayaklar yiyerek ceza olarak karın altında bir geceyi sokakta geçiriyor. Öyle ya hayat işte. Bu olay Kerim'in kuzenleri gibi Devlet Çocuğu olmasını sağlıyor.
Kitap iki zaman arasında gidip geliyor. Ama bu zamanlar öyle güzel birbiriyle harmanlanmış ki asla kafanız karışmıyor. Kerim çok iyi bir iş olurken Devlet Çocuğu olan herkes harika yerlere gelmiş. Kerim'in iş için gittiği Bulgaristan'da yem olarak sunulan Catherine,onun acı dolu hayatı ve Kerim ile olan gönül bağı...Kitabı okurken ne kadar da şükretmem gerektiğini tekrardan hatırladım. Böyle harika bir projenin yasa olarak gelmesi için elimden geleni yapabilirim.
2. kitabı dört gözle bekliyor, herkese tavsiye ediyorum.