Bu aralık gecesinde Stock’un kaderi galiba belirlenmiş oldu. Sabah, Stock, Baudin ve birkaç yüz işçi, “Silâhlara! Barikatlara! Yaşasın Anayasa!” çığlıklarıyla nöbetçileri silâhsızlandırıp barikat kurmaya koştular.

El konulan birkaç araba, sokakta barikat kurmak için yetersizdi. Bir süre sonra da ayaklananları ‘yatıştırmak’ için askerler geldi. Mücadele etmenin hiçbir işe yaramadığını gören bazı eylemciler, çatışmayı beklemeden gitmeye hazırlandılar. Baudin ve Stock, ne kadar uğraştılarsa da kalmaları için onları ikna edemediler.

“Bunlar barikat değil, elek. Sadece birkaç franklık günlüğümüzü korumak için ölmek istemiyoruz,” dedi zayıf bir terzi ve tüfeğini attı.

Bu arada bir bölük asker işçilere doğru yürüdü.

“Durun, kardeşler! Bir parça ekmek için nasıl ölündüğünü göreceksiniz,” diye bağırdı çaresizlik içinde Baudin ve barikatın üzerine çıktı.

Sağır edici bir silâh sesi duyuldu. Kafasına isabet eden üç kurşunla, Baudin cansız bir halde Stock’un kucağına düştü. ‘Dağ Partisi’ işçilerin saygısını kazanan, kararlı, en dürüst üyelerinden birinin ölüm haberi, bir anda işçi mahallelerini dolaştı: Haber, bir kıvılcım etkisi yaratarak kenti canlandırmayı başarmıştı. Her taraf kaynıyordu. Kısa bir sürede, yeni iktidara karşı yeni isyan odakları ortaya çıktı. Evlerin duvarları, halkı, iktidarı zorbalıkla ele geçiren adamla mücadele etmeye çağıran, elyazısı bildirilerle örtüldü.