Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 28 Nisan 2021 01:33 Kitap, dönemin ölüm cezasına karşı bir eleştiri. Kitabın önsözünde yazar dönemi daha iyi anlamamız için dönemin durumuna, ceza hukukuna, mecliste alınan bazı kararlara ve bu kararlarla oluşan kargaşaya değiniyor. Bununla birlikte bazı ölüm cezalarını örneklendiriyor. İkinci önsöz bir trajedi biçiminde verilmiş. Toplumun farklı kesimlerinden insanlar kitabı yorumluyor. Bu kısmı okuduğunuzda her insanın bir bakış açısını yansıttığını göreceksiniz. Kitapta bahsi geçen mahkûmun neden yaptığı açıklanmamış olsa da bir cinayet işlediğini görüyoruz. Mahkemede avukatı kürek cezası almasını talep edecekken mahkum ölüm cezasının bundan daha iyi olduğunu haykırıyor. İdamın yaklaştığı anlarda acı bir şekilde kürek cezasının daha iyi olduğu, en azından kürek mahkûmlarının güneşi gördüğü tesellisi geliyor aklına. Kitaptan alıntı yapmadan beni etkileyen kısımlarına değinmek istiyorum. Bir ölüm mahkûmunun psikolojisi çok iyi yansıtılmış, ara ara kızıyla ilgili notlar düşse de mahkûm, beni bundan daha fazla etkileyen ölüme giden bir mahkumun hisleri oldu. Ölüm karşısında yaşam tutkusunu derinden hissettiriyor. Kitaptan etkileyeci bir cümle "günah çıkardıktan sonra rahip'in olduğu yerde celladın ne işi var?" inançlar üzerinde düşündürücü bir cümle. Son olarak günümüzde işlenen birçok suç karşısında bazen idam isteyecek kadar öfkeli olabiliyoruz. Bu kitap bu konuya farklı bir bakış açısı geliştirmemizi sağlacatır. Aytmatov'un "Deniz kıyısında koşan ala köpek"ini okurken gelen o kana kana su içme arzusu bu kitapta kana kana yaşama arzusuna bürünüyor. Keyifli okumalar diliyorum.