Gönderi

Puan vermedi·95 syf.··
2021 10. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2021 15:22
schopenhauer''ın kadın ve erkeği, tutku ve aşkı, ve bunların yanısıra cinsel aşkın metafiziğini ele aldığı, bir solukta okumalık kitap. schopenhauer'a göre iki hakikat var. birinci hakikat, insanın “kendinde özünün” yıkılmaz, ve imha edilmez olduğu. ikinci hakikat ise, insanın “kendinde özü”nün bireyden çok, türde bulunduğu hakikatidir. ve bu iki hakikatin yanısıra, insanın seçimlerinde bireysellikten ve özünden çok, türüne hizmet etme adına hareket ettiği gerçeğini ele alıyor kitapta. ve tam da bu sebepten evliliklerde ya bireyin ya da türün zarara uğraması gibi bir sonuç çıkarıyor. insanın ihtiyacı olan huzur ve mutluluğu içinde barındıran şeyin ancak tutkulu sevgi olduğunu, ama bunun da ne yazık ki çok ender insan tarafından bulunduğunu ifade ediyor. ve tam da bu yüzden, yüzeysel yanlara bakılarak ve rastlantısal koşullarla gerçekleşen, ve sonuç olarak hem entellektüel olarak hem de vasıfsal olarak bireysel faydanın sağlanamadığı, mutsuz evliliklerin ortaya çıktığını anlatıyor. zira schopenhaur'e göre evlilikler, özünde şimdiki kuşağın yani bireyin değil, gelecek kuşağın mutlu olmasına yönelik yapılıyor. hatta bu bağlamda aşık olup evlenilecek birinden ise, aileye uygun birinin seçilip evlenilmesinin daha çok mutluluk getireceğinden de kısmen bahseder kitapta. çünkü en azından dostlukla başlayan ilişkilerin tutkuyla aşka dönme olasığı vardır. ama aksi halde rastlantısal olarak içine düşülen aşkların bireysel mutluluktan uzak ve geçici bir his olduğunu vurguluyor. bu bağlamda da dilimizden düşmeyen aşkın, tutkunun ve sevginin üzerine yeniden düşünmemizi, hatta zihnimizdeki tanımlarını tekrardan gözden geçirmemizi de sağlıyor. ve hepimizin bildiği gibi, erkeğin ilişkinin başındaki heyecanının kadına sahip oldukça azalırken, kadının tam o esnada erkeğe daha çok yükselmesinden başlayıp, ilişkilerdeki duruşlarını da kısmen değerlendiriyor. ve evet, bu bağlamda erkeği sürekli yenilik peşinde koşan ve keşfettikçe ya da kendince tükettiğini sandıkça dikkati dağılan bir varlık olarak ele alıyor. ama bunun biraz da aşkın doğasına bağlamayı ihmal etmiyor. işin aslı, kitabı okuyunca “aşk bu kadar sığ bir şey mi yahu?” gibi düşünceler geçerken zihinden, sevgi ve akabinde gelen tutkunun ya da onun deyimiyle tutkulu sevginin, aşk ile pek de boy ölçülemeyecek kadar güçlü olduğu hissini veriyor.
1000Kitap
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Sosyal Yayınları · 199716,8bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.